menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hucurat Suresinde Tarihsel Ayetler (2)

31 0
25.01.2026

Hucurat suresi yepyeni bir medeniyeti tesis etmek üzere bütün zamanlar için geçerli olacak ilkeler vaz’eder, bir bakıma sureye bir medeniyet projesi veya yol haritası demek mümkün. Önceki yazıda surenin ilk üç ayetlerini ele almıştık, bu yazıda tamamlayıcı unsur olarak 4 ve 5. Ayetlere yakından bakmaya çalışacağız:

Şüphesiz, hücrelerin ardından sana seslenenler de, onların çoğu aklını kullanmıyor. Eğer gerçekten, yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhâlde (bu,) kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” (49/Hucurat, 4-5.)

ayetin de Temimoğullarının kaba davranışıyla ilgili indiği yolunda kuvvetli rivayetler var. Bu kabile mensupları kendi aralarında yaptıkları bir müzakereden sonra şöyle bir karar verirler: “Şu adama (Hz. Peygamber) gidelim. Sahiden bir peygamber ise ona tabi olmakla mutlu oluruz, bir kral ise yakınında bulunmakla güzel bir hayat süreriz.”

Dedikleri gibi yaparlar, Efendimiz, evinde dinleniyorken kapının dışından “Ey Muhammed! Ey Muhammed!” diye kabaca seslenirler. Ayet bunun üzerine indi. Raviler, Peygamber’e dışarıdan ve yüksek sesle bağıranların kaba bir kabileye mensup olduklarını, hatta Hz. Peygamber’e bağıran Akra’nın “Ya Muhammed, benim birini övmem onun için zinet ve onurdur, zemmetmem de utanılacak bir lekedir” diye nezaketsizlikte bulunduğunu, bunun üzerine cevaben “O dediğin Allah’a muhsustur” dediğini kaydederler.

Ayette sözü geçen “hücre” oda demektir. O zaman evlerin duvarları kerpiçten yapılırdı. Efendimiz (s.a.)’in eşlerinin her birinin kendine mahsus hücresi vardı. Odalar hurma dallarından yapılır, çamurla sıvanırdı. Kapıların üzerine kıldan perdeler asılırdı. Davut bin Kays, her bir hücrenin kapısından evin kapısına kadar uzunluğu altı veya yedi zira’; iç........

© Mir'at Haber