menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnönü yapınca “Amerikancılık”, Erdoğan yapınca “devlet diplomasisi”

22 0
11.07.2026

Yıllarca Cumhuriyet Halk Partisi, “tek parti dönemi” üzerinden eleştirildi.

Devlet yönetiminin tek merkezden yürütülmesi…

Muhalefetin etkisiz bırakılması…

Devlet ile parti arasındaki sınırların belirsizleşmesi…

Bütün bunlar iktidarın yıllardır en sık dile getirdiği eleştiri başlıklarıydı.

Peki bugün dönüp tabloya baktığımızda ne görüyoruz?

Türkiye yaklaşık çeyrek asırdır aynı siyasi kadro tarafından yönetiliyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile birlikte yürütme yetkisi büyük ölçüde tek elde toplandı.

Cumhurbaşkanı; bakanları atıyor, valileri atıyor, kaymakamları atıyor, büyükelçileri atıyor ve çok sayıda üst düzey kamu görevlisinin atamasını yapıyor.

Bunun yanında, iktidar partisinin genel başkanı sıfatıyla milletvekili adaylarını belirliyor, il başkanlarını atıyor, ilçe başkanlarının belirlenmesinde de son sözü söylüyor.

Böyle bir yönetim anlayışına bakıldığında, geçmişte “tek parti dönemi” diye eleştirilen uygulamalar ile bugün yaşananlar arasında gerçekten ne kadar fark vardır?

Yoksa “tek parti zihniyeti” eleştirisi sadece siyasi rakiplere yöneltildiğinde mi hatırlanmaktadır?

Siyasette eleştiri yapılabilir.

Ancak değişmemesi gereken şey, tutarlılıktır.

İşte bunun en çarpıcı örneklerinden biri de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce yaptığı bir konuşma ile bugün ortaya çıkan görüntülerdir.

7 Ekim 2018 tarihinde AK Parti Kızılcahamam Kampı’nda yaptığı konuşmada Erdoğan, İsmet İnönü’nün elinde ABD bayrağı bulunan bir fotoğrafı kürsüden göstererek şu ifadeleri........

© Milli Gazete