Kıyamet Günü: Yüzleşmeden Kaçış Yok
Bismillahirrahmanirrahim.
Elhamdülillahirabbilalemin. Ve sallallahu ve sellem ala seyyidina Muhammedin ve âlâalihi ve sahbihiecmeîn. Çok değerli mümin kardeşlerim, biz kıyamet gününe iman ediyoruz. Peki, ne demek kıyamet gününe iman etmek? Bu, dünyada ne kadar yaşanırsa yaşansın bir gün bu dünyanın sonunun geleceği demektir. Dünya tuz buz olacak. Allah-u Teala, ilk insandan son insana kadar yarattığı bütün insanları yeniden diriltecek. Hayat, Müslüman için, kâfir için, kadın için, erkek için, zengin için, fakir için yeniden başlayacak.
Ama bu yeniden hayat bu dünyada olmayacak. Bu dünya fani; yeni bir hayat bizleri bekliyor. Yeniden dirildikten sonra başlayan hayatımız, bu dünyadaki yaşantımızın sonuçlarına göre cennet veya cehennem olacak. Allah muhafaza buyursun.
Çok değerli kardeşlerim, bir Hristiyan gibi, bir Yahudi gibi veya dinle ilgisi olmayan biri gibi kıyametten söz edemeyiz biz. Kıyamet, bizim için asıl hesap yeri ve hayatın gerçek gündemidir.
KIYAMETTE BÜYÜK YÜZLEŞME
Kıyametle biz büyük bir yüzleşme dönemine gireceğiz. Kendimizle, günahlarımızla, sevaplarımızla, dostlarımızla ve düşmanlarımızla tam anlamıyla yüzleşeceğiz. Daha açık söylemek gerekirse, Allah ile de yüzleşeceğiz; hesaplaşma anlamında. Biz kıyameti hatırladıkça, kıyamete iman ettiğimizi söyledikçe bir gün iyi veya kötü her şeyle yüzleşeceğimizi itiraf etmiş oluyoruz.
İlk kıyamet sahnesi mahşer yerinde kurulacak. Adem Aleyhisselam’dan son insana kadar bütün insanların ve onlarla bağlantılı canlıların diriltildiği ve toplandığı yer mahşerdir.
Orada herkesle yüzleşme olacak:........
