menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir ahlâk ve şehadet portresi olarak şehit Ebu Ubeyde Huzeyfe

9 1
31.12.2025

Tarih her zaman gürültüyü kayda geçirmez. Bazen en kalıcı izler, en az konuşanların ardında kalır. Bugün adını andığımız Ebu Ubeyde Huzeyfe, tam da bu sessiz tarihin adamıydı. O, çağımızın yüksek sesli liderlik anlayışına karşı, vakarla duran bir ahlak örneğiydi. Bir figür değil, bir ölçüydü. Bir sembol değil, bir karakterdi.

Ebu Ubeyde’nin sesi yükselmezdi. Çünkü hakikat, onun dilinde bağırmaya ihtiyaç duymazdı. Konuştuğunda kelimeler çoğalmaz, azalırdı. Söz, onun ağzında tüketilen bir araç değil, tartılan bir emanet hâline gelirdi. Sessizliği ise uzun nutuklardan daha öğretici, daha sarsıcıydı. Bu yüzden hitabı bir propaganda dili değil, bir bilinç inşasıydı.

Onu yakından tanıyanların ortak ifadesi şudur: Ebu Ubeyde sade idi. Gösterişsizdi. Utangaç ama vakurdu. Kibar, mütevazı ve ağırbaşlıydı. Bulunduğu yerde ağırlık oluşturmaz, bilakis ferahlık yayardı. Varlığı yük değil, emniyet hissiydi. Oturuşu insanı yormaz, kalkışı iz bırakırdı. Sessizce girer, sessizce çıkardı. Ardında kalan boşluk ise doldurulamazdı. Çünkü bazı insanlar sayılarıyla değil, nitelikleriyle eksilir.

Bu şahsiyet inşasının merkezinde Kur’an vardı. Huzeyfe, küçük yaşta Kur’an’ı ezberlemişti. Fakat onu yalnızca hafızasında........

© Milli Gazete