menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Engelli haklarında "mevzuat" var, "icraat" yok

16 0
01.04.2026

Saadet Partisi Genel Merkezimizin çatısı altında kurulan, gönülleri birleştirmeyi gaye edinen “Adalet Sofraları” programımızda, 14 Mart 2026 Cumartesi günü engelli kardeşlerimizle ekmeğimizi bölüşmüş, iftarın bereketini birlikte solumuştuk. Ancak biz biliyoruz ki; sadece sofrada buluşmak yetmez, o sofradan kalkınca da aynı istikamete yürümek gerekir. Bu düsturla, davetimize icabet ederek bizleri onurlandıran konfederasyon, federasyon ve dernek temsilcilerimize yönelik kapsamlı bir iade-i ziyaret turu başlattık. Sosyal İşler Başkanlığımızın heyetiyle attığımız her adımda, girdiğimiz her kapıda gördük ki; kâğıt üzerindeki rakamlar ile hayatın içindeki gerçekler arasında devasa bir uçurum var. “Bir dokun bin ah işit” sözü kimileri için eskimiş bir tabir olabilir ama biz o gün bu sözün ne kadar taze, ne kadar sarsıcı ve ne kadar can yakıcı bir hakikat olduğunu bizzat müşahede ettik.

Ziyaretlerimiz esnasında dinlediğimiz her bir temsilci, aslında milyonlarca engelli vatandaşımızın sessiz çığlığını bizlere emanet etti. Bir dernek başkanımızın titreyen sesiyle anlattığı; tekerlekli sandalyesiyle erişemediği kamu binaları, bir diğer federasyon temsilcisinin ekonomik krizin pençesinde iyice eriyen engelli maaşlarının yetersizliğine dair isyanı, odanın havasını bir anda ağırlaştırdı. Sadece fiziksel engellerden değil; eğitimin dışına itilen otizmli evlatlarımızın yarım kalan hayallerinden, istihdamda kota doldurmak için "vitrin" olarak görülen ama işlevsiz bırakılan kadrolardan bahsettiler. "Biz sadaka değil, onurlu bir yaşam ve adalet istiyoruz" diyen o vakur duruş, bizim siyasetimizin temel taşını oluşturmaktadır.

Okurlarımıza sunduğumuz bu notlar; sadece bir şikâyet listesi değil, aynı zamanda bu ülkenin vicdan muhasebesidir. Kamusal alanın dizaynından protez-ortez bedellerinin karşılanamamasına, özel eğitim rehabilitasyon merkezlerinin yaşadığı darboğazdan engelli bireylerin sosyal hayattan izole edilmesine kadar uzanan bu geniş yelpazedeki sorunları, bizzat muhataplarının ağzından, hiçbir rötuş yapmadan kamuoyunun takdirine sunuyoruz:

“Büyükşehir belediyeleri ve il belediyeleri, halka hizmet sunarken bu hizmeti ayrım yapmadan, hizmetten o şehirde yaşayan her bireyin eşit faydalanmasını sağlamakla yükümlüdür. Hizmetlerin vatandaşlara göre ayrılması, yeti farkı olan vatandaşların sunulan hizmetlerden diğer vatandaşlarla eşit olarak faydalanamıyor olması........

© Milli Gazete