Asrın Ukûbeti
Mahalle yanarken kuaföre gidip saçları yaptırmak kitle nezdinde hoş karşılanmaz. Hemen herkesin aklına yüz kızartıcı fiil işlediği varsayılan ve hiç hoş olmayan tabirlerle anılan kişiler gelir. Ve gayrimeşru eylemi imalarla ifade edilen o kişilerin mahalle yangını karşısındaki tepkisiz, ilgisiz, lakayt tutumu... Öyleyse mahalle yanarken ah vah etmek gerekir. Bir kova su kapıp seğirtmek, saçı başı yolmak, hiç olmazsa dizleri dövmek iktiza eder! Dövecek diz kalmışsa...
Yangın, temizlik yahut herhangi bir maksat için hortum kapıp koşturmak da başka çağrışımlara neden olur. 'Kendilerine bağladılar hortumu, kendilerine bağladılar' önermesine karşı; 'Ne hortumu, kanalizasyon borusunu bağladılar' atarı, söyleyenini de star yaparak tarihe geçer. (Aslında tarihe tam da böyle şeyler geçer. Tutup Gazze direnişinin ve elbette aziz insanların sabır, inanç, azimle mücahede edişinin; canlarını, mallarını, hayatlarını hiçe sayışının, Yahya Sinvar, İsmail Heniye, Muhammed Dayf gibi hakikat ehlinin herhangi bir söylemi o çok bilinen, çok kutsanan, bir cacık sanılan tarih anlatılarına yakıştırılmaz. Keza İran’ın, Yemen’in İslam olma şuurunu diri tutan hareketleri de... Demek bu âlemde ırkçı ya da mezhepçi zorbalar dışında........
