menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tayyip Erdoğan'ın gözyaşları

20 0
17.08.2026

Bu yazımızı 11 Temmuz 2026 tarihinde kaleme alıyoruz.

Bundan tam 31 yıl önce 11 Temmuz 1995 tarihinin çok acı hatıralarını anarak yazıyoruz. NATO’nun sebep olduğu yüz kızartıcı bir soykırım günü olan Bosna Srebrenitsa katliamının 31. yılını içimiz kanayarak hatırlıyoruz. Kadın çocuk, yaşlı, sivil olmak üzere yaklaşık 10 bin masum Boşnak Müslüman’ın, Birleşmiş Milletler’in görevlendirdiği NATO askerlerinin, Sırp canileriyle iş birliği ile önce silahsızlaştırılıp, sonra elleri bağlanarak topluca katledilmelerinin yıl dönümü bu gün. Hiç unutmuyoruz, Srebrenitsa katliamını BM ve NATO yaptırmıştı.

Hiç unutulur mu? O akşam televizyon haberlerini, misafirimiz olan Bosna temsilcilerinin de bulunduğu bir ortamda izlerken, Büyükşehir Belediye Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile beraberdik. Gözyaşlarımızı tutamamıştık. Yüzünü yere eğerek en çok gözyaşı döken de Tayyip Erdoğan idi. Kendisi bu kahredici haberi izledikten sonra NATO’nun, Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın, Amerika’nın, Avrupa’nın ve Avrupa Birliği’nin İslam ve Müslüman düşmanı olduğunu, Müslümanların acilen kendi BM ve NATO’sunu kurup bu zilletten kurtulması gerektiğini belki bininci defa anlatmıştı. Hem de kendisine has “Kasımpaşalı üslubu” ile.

Peki o NATO değişti mi?

Bu Haçlıların 2001 yılındaki “İkiz Kuleler” mizanseni ile İslam dünyasına karşı başlattıkları “Haçlı Seferleri”nde NATO bazen silahları ile, bazen askerleri ile, bazen de üsleri ile hep Haçlının vurucu gücü olarak kullanıldı.

İlk olarak Afganistan’ı işgal ettiler. Milyonlarca masumu katledip akla hayale gelmeyen tecavüz ve şiddet olayı vuku buldu. NATO gücü altında bizim de askerlerimiz oraya gönderildi ama........

© Milli Gazete