Ölüm var ya!
Ölüm var biliyorum. Hatta ondan kaçılamayacağını da... Etrafımdakiler, yakınlarım, sevdiklerim hatta canımdan çok sevdiklerim bir bir göçüp gitti dünyadan. Daha şunun şurasında ne kadar oldu ciğer paremi toprağa vereli?.. ve bundan sonra gidecekler...
Öyle ya ölüm var. Kendimi de katmalıyım bu arada hesaba. Ne kadar yaşayacağımı biliyor muyum?.. Hani derler ya ‘dünya fani, ölüm ani’. Öyle ya hiç beklenmedik bir anda çalıyor insanın kapısını.
Bazen hastalık, bazen kaza, bazen kaza kurşunu bazen de bir felaket alıp götürüyor insanı toprağın o karanlık kucağına. Ayırıyor sevdiklerinden, koparıyor katman katman yığdığı servetinden, yediklerinden içtiklerinden, gezip-tozduğu, gidip gördüğü, yaşadığı yerlerden.
Ansızın geliyor ölüm, hayallerinden, hedeflerinden, beklentilerinden bir anda çekip alıyor insanı bütün emellerinden. Her şey ama her şey geride kalıyor. Ne bir azık ne de bir parça dünya metaı katmıyorlar insanın yanına. Kısacası dünya malı dünyada kalıyor.
Evet, ölüm var. Çaldığı gün insanın kapısını ‘az bir bekle de şu bir yudum suyumu içeyim’ dedirmiyor. Kızım kızanım, yarim yarenim yok yanımda, hele bekle de bir gelsinler diyemiyor insan. Ya da ya da ne bileyim bir dakika ver de son bir kez seyr-i endam edeyim şu geride kalacakları
Aah ah! Ölüm var ya... Geride gözü yaşlı ana baba, evlad-ı iyal, akrabayı taallukat, konu komşuyu ve arkadaşı bıraktıran... Ölüm var ya, malı mülkü, şanı şöhreti mirasyedilere terk ettiren... Ölüm var, dünyanın gamını, kederini, hüznünü; neşesini, sevincini, sevgisini acı tatlı her şeyini dünyada bıraktıran...
Peki ya gittiğinde ne ile karşılaşacak insan?.. Yoksa, ‘Ne karşılaşması, her şey orada bitecek.’ (mi?) ... Ya bitmezse!.. Ya dedikleri gibi hesap varsa!.. Ya orada dünyada yaptıklarım ve yapmadıklarım karşıma çıkarsa!.. Ya hesap var dedikleri doğruysa...
Öyle ya, ya doğruysa!.. Diyelim ki yok! Peki, neden yatırırlar ölüyü musallaya da namazını kılarlar. Daha dün yatırıp da musallaya kılmadık mı cenaze namazını ciğer paremin? Hatta cenaze imamı, bir ayet okuyarak şunu söylemişti: ‘Şüphesiz her nefis ölümü tadacaktır.’
Demek, gün gelecek ben de yatacağım o kuru mermer salın üstüne de kılınacak namazım er/hatun kişi niyetine... ve tabi........
