İnsanın en temel ihtiyaçları nelerdir - 6
Barınma - Dua: Bedenin karşılanması gereken bir başka ihtiyacı da barınmadır. Hayatın idame ettirilebilmesi, aile çatısı oluşturulabilmesi, menfi doğa şartlarından korunabilmesi gibi zo-runlu ihtiyaçlar, barınma ihtiyacı kapsamındadır.
Buna karşılık ruhun da karşılanması zorunlu olan dua ihtiyacı vardır. Tıpkı barınmada olduğu gibi ruhun diğer ihtiyaçları da dua ile ilintilidir. Huzurlu olma, kendini güvende hissetme, iyiliklerde bulunup kötülüklerden sakınma gibi ihtiyaçlar ise dua ihtiyacı kapsamındadır.
İnsan, barınağında yer, içer, dinlenir, uyur, çalışır, yardımlaşır ve böylece hayatını idame ettirir. Duayla ise Rabbine sığınır, O’ndan korunma diler, O’ndan yardım diler. O’ndan huzur, sağlık ve ebedi saadet ister. Yüce Allah, Peygamber Efendimize hitaben buyurdu ki ‘Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.’
Barınma ihtiyacı karşılanmadığı takdirde, insan ortalıkta kalır ve hayat şartlarının önüne çıkaracağı tehlikelerden korunamaz. Aile olma ihtimali zayıf olur veya var ise ailesi dağılır. Öte yandan dua ihtiyacı karşılanmazsa insan huzu-ru yakalayamaz. Elinde olanlar gün gelip elden gittiği zaman, isyana varacak hallere bürünür, hatta intihara kadar varacak haramlara tevessül eder.
Giyinme – Irzı koruma
İnsan bedeninin giyinme ihtiyacı vardır. Bu sadece insana has bir ihtiyaçtır. İnsan, iklim ve yaşam şartlarına uygun giysilerle bedeninin giyinme ihtiyacını karşılar. Buna karşın ruhun da ırzın korunması ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacın karşılanması, giyinme üzerinde tezahür eder. Giysi, inanç (helâl-haram) ölçülerine uygun olursa ruhun ırzın korunması ihtiyacı karşılanmış olur. Bir anlamda giysi ırzı koru-manın en önemli unsurlarındandır. Tabi bu arada gelenek ve göreneklere uygun giyinme de toplumsal açıdan önem arz etmektedir. Gelenek ve göreneğe uygunluk, kültürlere göre farklılık arz edebilir. Vazgeçilmesinde bir beis görülmez. Ancak helâl ve haram ölçüsü hassasiyet arz eder ki ruhun ırzın korunması ihtiyacının karşılanması da bununla alakalıdır. Giyinmenin standardı ise nas (Kur’an ve sünnet) ile sabittir.
Kur’an’ı Kerim’de ırzın korunması ile ilgili ayetler vardır.
Yüce Allah, ‘Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki Allah, onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar...’
Dikkat edilirse, Mümin erkek ve kadınlar, öncelikle harama bakmaktan men edilmişlerdir. Arkasından haram işlemeye sebebiyet verecek olan ırzlarını korusunlar şeklinde uyarılmışlardır. Yani örtünmeyi Yüce Allah’ın emrine uygun bir şekilde yapsınlar ki başkalarının haram işlemesine neden olmasınlar. Hatta kadınlar daha cazibeli bir yaratılışa sahip olduklarından, ırzlarını gereği gibi koru(ya)mamaları ihtimaliyle daha da ayrıntılı bir şekilde uyarılmışlardır.
Buyurdu ki Yüce Allah, ‘Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, ziynet(yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynetlerini, kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek........
