menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ankara’nın göbeğinde: “Kudüs ile Golan’ı İsrail’e ben verdim!”

25 0
10.07.2026

Trump şom ağızlı değil, kendini bilen, kimi zaman kafa karıştırıcı, kimi zaman gerçekleri muhataplarının yüzüne vuran biri. Gücün kendisine verdiği bir pervasızlık, şımarıklık, gurur, dalga geçen biri olarak görebilirsiniz. NATO olgusu İran’a saldırısı sırasında gündeme oturdu. NATO üyesi kimi ülkeler ABD’nin yaptırımları, zorlamaları sonucu bir yere kadar tahammül etti ya da uydu. Gazze soykırımı olayında, bir yanıyla hem gönüllü hem gönülsüz emperyal çarkın içinde yer almalarının da bir tahammül sınırı vardı. Ta ki İran’ın önce on iki günlük füze direnişi, sonrasında yeni dönem füze savunmasının yanında Hürmüz gerçeği olayların ve gidişatın seyrini değiştirdi.

Batı ülkelerinin ekonomideki sarsıntıları, petrol olayının dalgası fena hâlde salladı. Sarsıntının etkisi sürmektedir.

Soykırım konusunda kimi Avrupa ülkeleri, buna Rusya da dâhildir, Siyonizm baskısı altında tutulularken, onlar üzerlerindeki bu ağır yükün sorumlusu kendileri değilmiş gibi Siyonizm ile emperyal gücün içinde yer almaları kendilerinin hem açmazları hem de ironik durumlarıdır. Soykırımı gösteren, hâlâ örnek diye dolaştırılan işkenceler Avusturya’da, Polonya’da ve doğu Avrupa ülkelerindedir. Bu işin tuhaflıklarının bir yanı.

Bu........

© Milli Gazete