Ali Hamaney’in şehadeti
Şehadet, beklenen son. Hayırlı bir akıbet. Dilenen bir niyaz ve kabulleniş ile bir yolculuk. Allah yolunda, ödün vermeden, emperyalizme direnen, köle olmaya asla razı olmayan, halkını köleliğe karşı koruyan bir lider. Şehadet, inanan insanı yücelten bir makam. Şerre karşı direnişte, varoluşta, karakter anıtlığında direnmenin bedelidir şehadet.
Şehadetler Müslümanlar için korku değil, güven ve cesaret geleceğin umududur.
Küresel emperyalizm insanı hemen bütün yönleriyle sömürür köleleştirirken insanlığın yeniden soylu bir duruş, bir ses ile varoluşunu ortaya koymanın yeni bir başlangıcı. Bu, inanan bir milleti sindirmek yerine daha cesur, daha bilinçli, daha güçlü kılar.
İki gün önce bir videoda dokuz on yaşlarında bir çocuk ellerini öperken, “Şehid olmak istiyorum” dua isteğinde bulununca, Ali Hamaney, ona, “Oku, bilim insanı ol, yaşlanınca şehit olursun” demişti. Kendisi ömrünü bütünüyle benzer bir yola hasretmiş, bugün gelmiş yaşlılık zamanında bir mümin için en üst makam olan şehadete vardı.
Günümüz insanının savrulmaktan, küresel emperyalizmin tüketim aracı olduğundan, sıradanlaştığı bir zamanda bir bilinçle kendini bulması başlıca ülküsü olması gerekirken bir kurtuluş ve çıkış yolu bir zorunluluk. Gençliğin........
