menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (336)

35 0
29.06.2026

İpek Menderes, Emel (Aras) Zorlu’nun 5 Temmuz 1965’teki vefâtına kadar onun yakın dostu olarak kalıyor

“Bu büyük dostluk, Emel Zorlu’nun vefat ettiği 5 Temmuz 1965 tarihine kadar sürer. Emel Hanım, öldüğünde henüz elli bir yaşındadır. Güzide Zorlu ise “İsmet İnönü ölmeden ölmeyeceğim” diyerek, iki kanser atlatır. Gerçekten de İnönü’den sonra, 1978 yılında, doksanlı yaşlarını sürerken vefat eder.

“Her iki kadın da yaşamlarının sonuna dek, İpek ile “anne-kız”/ “abla-kardeş” ilişkisini sürdürürler. İpek’in hayatını derinden etkileyen bütün kadınlar, giyim-kuşamları, görkemleri ile göz kamaştırır. Ne yazık ki, hemen hepsi büyük trajediler yaşar, intiharlar, idamlar gibi insan hayatını derinden sarsan olayları göğüslemek zorunda kalır. Yine de içlerine kapanmazlar!”

(https://lcivelekoglu.blogspot.com/2021/01/protokolun-bir-numarasnn-konutundan.html; 14.3.2026)

İki kız çocuğu, “kötüye giden evlilik”, intihâr…

Yüksel / İpek Menderes çiftinin, iki kızı olur: 1963’te doğan birincisine Işık, 1968’de doğan ikincisine Lâle ismini verirler.

“Küçük yaşta iki çocuğun bakımını üstlenmesi, üstelik Lale’nin beyin retardasyonu ile doğması, Yüksel Bey’in zor kişiliği ile birleşince mutlu başlayan bu evlilik, kısa süre içinde bunaltıcı hâle dönüşür.” [Retardation -rötardasyon-: gecikme. Beyin rötardasyonu: beynin inkişâfındaki gecikme.] “Evlilikleri kötü gider.”

“Tarih 8 Mart 1972’i gösterdiğinde Kavaklıdere’de, Kuğulu Park'ın hemen altındaki Güney Apartmanı'nın 10 numaralı çatı katında Yüksel Menderes intihar eder.”

Adnan Menderes nîçin gözlerinden düştü? Çünki o, “İslâmcı çevreyle yakınlaştı”!

Yukarıda, Berken Hanım’ın, Vuslat ve İpek Hanımlar’ın kanâatini ifâde sadedinde, Menderes ve DP ik̆tidârının zamânla onlarda hayâl kırıklığı hâsıl ettiğine, nitekim, (âdetâ bu hayâl̃ kırıklığının bir tezâhürü olarak) “Kemalist” Ordunun, “DP iktidarının ülkeyi gitgide bir baskı rejimi ve kardeş kavgasına götürdüğü” esbâbımûcibesiyle ihtilâl yaptığına dâir satırlarını okuduk. Metninin birkaç paragraf sonraki devâmında ifâde ettiğine nazaran, [temsîl ettikleri Zümre nâmına] onların gözünde Adnan Menderes’in en büyük günâhı, “İslâmcı çevreyle yakınlaşmasıdır”:

“…İpek, bir dönemi yaşadı. Bunca yıl sonra, Demokrat Parti’ye ‘içerden’ bakan biri olarak şunları söylüyor:

‘- Ben tarihçi veya politikacı değilim. Demokrat Parti iktidarı günümüze kadar süren ne hatalara yol açtı, derinlemesine bilemem. Bildiğim şu ki, Adnan Bey, vizyon sahibi bir insandı. Çalıp, çırpmadı! Fakat şu da bir gerçek ki, DP iktidarında İslamcı çevre ile yakınlaşıldı. Din üzerinden politika üretmek bu dönemde başladı’.”

Berken Döner, röportajının sonuna doğru, İpek Hanım’ın ticârî hayâttaki muvaffakiyetinden bahsediyor. İştigâl sâhası iç kıyâfettir. “İpek Kıramer” markasıyle, iç kıyâfet tasarlıyarak........

© Milat