Kutlu Hac Seferi: (2) Teslimiyetin, sabrın ve adanmanın yolculuğu
Ölüme Uçan Kelebekler Gibi
Makamların ve statülerin eridiği kutlu bir ümmet buluşması: Telbiye sesleriyle başlayan ak yolculuk, Kâbe'nin sıcaklığından Arafat’ın tövbe makamına uzanarak insanı kendi özüyle ve Rabbiyle buluşturuyor.
Kutlu Ev’in aziz misafiri olarak yaşadığın bir ümmet buluşmasıdır. Kimliklerin, ırkların, maddiyatın, tüm statülerin eridiği, cem olduğun bir buluşmayı hücre hücre damar damar yaşarsın.
“Lebbeyk Allahümme Lebbeyk, Lebbeyke La şerikelek Lebbeyk! İnnel hamde vennimete leke vel mülk La şerike lek”
“Buyur Allahım, buyur Rabbim senin ortağın yok. Emrine hazırım buyur. Hamd sana, övgü ve nimet senindir. Senin ortağın yoktur.”
Telbiye sesleriyle yüreğine akan sımsıcak bir başlangıçtır, seni sana, seni tövbelere, seni ahiret yurdunun provasına taşıyan. “Ölüme uçan kelebekler gibi” aziz bir yolcu olarak düştüğün yollarda artık aşka yolculuk başlamıştır. Ak bir sevdadır akan damarlarında. Kefenler aktır, sevdalar ak, ihramlar ak. Ebabil kuşlarının kanatları da ak mıydı?
BEYAZ SEVDANIN MERKEZİNDE: KÂBE
Mescid–i Haram’e girersin. Karşında gördüğün sade ama büyüleyici çekim gücüyle gözlerini adeta kamaştıran, yüreğini derinden sarsan Kâbe’dir. Nice süslü, gösterişli, debdebeli mabetler onun sade, ilahi etkisi karşısında sönük kalır. Tüm sıcaklığı, manevi dokusuyla bağrına basar tüm hacıları. Gözlerin buğu buğu, yüreğin güm güm atarken, yanan çıplak ayakların yakan kavuran kum tanelerinin özlemiyle serin mermerlerde adeta kayıp gidersin sonsuzluk iklimine… Artık sürgün ülkeden başkentler başkentinde, derin, sıcak, sarsan bir sevda çöreklenmiştir yüreğine…
MİNA: MAHŞERİ PROVAYA HAZIRLIK
Şimdi Mina mektebinde, sabırla ve şükürle mahşeri provaya hazırlanacaksın. Beyaz kefenler gibi bürüneceksin beyaz ihramına. Şimdi arınmaya, yeniden dirilişe, tövbelerle dualarla bir olmaya... İnsanlık oluk oluk, dağları, yolları, geçit vermez vadileri aşarak Arafat yolcusu olarak Mina durağında. Savaşlardan çıkıp geldin, yüreğin yorgun,........
