menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kötülük yarışı

48 0
01.07.2026

Hayallerimizi süsleyen, ideallerin konuştuğu, umutların gerçekleştiği bir dünya yok artık. İyilerin kötüleri alt ettiği, iyiliğin başat olduğu bir dünyadan değil, hayır, kötülüğün kurallarının işlediği bir dünyadan geçiyoruz. Küçülen insanlar çağı… Küçültülen ufuklar, parçalanan umutlar, daraltılan dimağlar çağı… İyiliğin genel geçer olduğu, hayatın merkezine yerleştiği dönemler kısa sürse de olmuştur elbet. Ama bugün o gün değil. Yazık ki iyiliğin o muhteşem parıltısı yok artık. Dünyayı ışıtan güneş eski parlaklığında değil. “Merhamet adlı çınar” kalbimizden sökülüp atılınca üzerimizdeki iyilik gölgesi de çekip gitti. O devasa, koyu gölgeli fikir çınarlarından ilham alan, konuşunca kötülüğün sustuğu, susunca zulmün utandığı, yaşadığı gibi düşünen, düşündüğü gibi yaşayan büyük adamlar, kahramanlar çağı da geride kaldı. Küçük adamların küçük adımlarının peşine takılmış, bulanık sularda çırpınıp duruyoruz. Ne kötülüğü gördüğü yere kilitleyen insanlar kaldı ne de iyiliğin ayaklarını açmak için ha bire fikir yürüyüşüne çıkan o iç dünya serüvencileri… Gittiler. Başka zamanların, başka hikayelerin, başka iç dünyaların, içine giremeyeceğimiz, bir daha göremeyeceğimiz çağıltılı çağların eseriydi onlar, o insanlar, bedenleriyle ruhlarını, iyilikleriyle erdemlerini aldılar, gittiler.

Bu çağın da iyileri vardır kuşkusuz. Bir yerde, bir halde, bir şekilde nefes alıp veriyorlar, bir boşluğu dolduruyorlardır. Ama muhtemelen ya uyuyor veya uyutuluyor olmalılar. Yoksa iyileri teyakkuzda olan bir dünyanın kötüleri ortalıkta bu kadar dolaşabilir mi? Kötülük dağı bayırı, köyü ve kenti, içeriyi ve dışarıyı böylesine, bu raddede zapt edebilir mi? Ağır hastalara, ağrılarını hissetmemesi için verilen ilaçlar gibi onların da “neme lazım”ları,........

© Milat