menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çirkin Adamlar

27 0
15.04.2026

Varoluş güzellikle ilgilidir. Çirkinlik organların orantı yokluğudur. Bir tür şaşma, uzaklaşma, dengesizlik halidir. Tam da bu yüzden doğrudan ayrılma, yanlışa eğilim bir çirkinlik belirtisi olarak insanı rahatsız eder. Düşünsel, eylemsel veya uzamsal olarak çirkinliğin insan üzerindeki ağırlığı yokluğa yaptığı vurgudan kaynaklanır. Varolma ve varlaştırma süreçlerinin insana iyi gelirken yok olma ve yoklaştırma süreçlerinin kötü gelmesinin sebebi de budur. Üretirken üreme, tüketirken tükenmeye özgü süreçler de yine bu güzel ve çirkin arasındaki farklılıktan doğar. Bir şeyi yaparken veya bir şey yapılırken kendinizi hafif hissedersiniz çünkü etrafınızı varlık kodları süsler. Bir şeyi yakıp yıkarken veya bir şey yakılıp yıkılırken kendinizi kötü hissedersiniz çünkü etrafınızda yokluk kodları kol gezmektedir. Fidan diken el güzeldir, dalı kıran ise çirkin…

Geriden baktığınızda her şeyi yerli yerinde bir manzara huzur verir. İnsan ruhuna en iyi gelen mevsimin bahar oluşu şaşırtıcı değildir. Çünkü orada herbir görüntü ötekinin varlık alanını kapatmayacak ama kendini de gösterecek bir temsile ulaşır. Kış mevsiminin insan ruhunu daraltması da bu yüzdendir. Orada, bir renk diğer bütün renkleri geri ittirir, görünmezleştirir. Sonsuzluğun üzeri bir süreliğine kapanmış olur. Aynısı bir şehir için de geçerlidir. Düzenli şehirler insanı yormaz, çünkü her sokak, her cadde, her bulvar, belli bir ölçüyle insana yaklaşır. Sokaklar daraldıkça, yollar eğrildikçe, parlaklığın yerini tozlu görüntüler aldıkça insan solgunlaşır, hayat sevimsizleşir. İnsanların şehir tercihleri, büyük oranda estetiğe yapılan vurguya dairdir. Eğer tercih söz konusu değilse her insan kendini rahat hissettiren mekanlarda yaşamak ister. Ve bu talep yine görünür olanla temas kurarak kendisi de görünür olan özgür ruhlardan yükselir. Yollar hapishanelerden........

© Milat