menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Söylem İslâm’ından eylem İslâm’ına

16 0
09.10.2026

Bugün toplum olarak en çok muzdarip olduğumuz meselelerden biri, söylediğimiz ile yaşadığımız arasındaki derin uçurumdur. Dini anlatmak, ahlaktan söz etmek, doğruluk ve adalet üzerine güzel cümleler kurmak kolaydır. Asıl mesele, bütün bunları hayatımıza taşıyabilmektir.

Çünkü İslâm sadece dille ifade edilen bir inanç değil; hayatın her alanına yön veren bir ahlak, adalet ve sorumluluk nizamıdır. İnsanların önünde güzel konuşup kapalı kapılar ardında farklı davranmak, dini anlatmak değil, din ile kendi hayatımız arasındaki çelişkiyi büyütmektir.

Ne yazık ki İslâm’ın en büyük zararlarından biri, helalden bahsedip harama el uzatanlardan; haktan söz edip haksızlık yapanlardan; adaleti savunup adaletsizliğe sessiz kalanlardan gelmektedir. Çünkü insanlar çoğu zaman söylenen sözden önce, o sözü söyleyen kişinin hayatına bakar.

Kur’an-ı Kerim bu çelişkiye karşı son derece açık bir uyarıda bulunur:

“Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınızı söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.” (Saff, 2-3)

Bu ayet, sadece başkalarına nasihat edenleri değil, söylediğiyle yaşadığı arasında mesafe bulunan hepimizi düşünmeye davet eder.

Bakara Suresi’nde ise daha çarpıcı bir soru sorulur:

“Siz insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Oysa kitabı da okuyorsunuz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?” (Bakara, 44)

Demek ki mesele,........

© Milat