Şeytanlar Zincirli Kalsın
Yıllardır “dikkat şeytan var” başlıklı uyarılarımız devam ediyor. Çünkü ramazan boyu kazandıklarımızı korumak önemlidir. Zira değerli olanı kazanmak zordur. Ama onları korumak kazanmaktan daha da zordur. Çünkü değerli olanın düşmanı çoktur. Demem o ki, ramazanda zincire vurulan şeytanlar, ramazandan sonra zincirden kurtulup serbest kalıyorlar. Ne ki, imtihan gereği şeytan vardır ve kıyamete kadar da var olmaya devam edecektir. Dolayısıyla biz kullar için, önemli olan şeytandan korunmamızı tahkim edip devam ettirmektir.
Bu korunmanın tek yolu da bizi Allah'a (cc) yaklaştıracak salih amellere devam etmektir. Bu nedenle yıllardır şu uyarıları devam ettiriyoruz.
Allah'a (cc) yaklaştıkça, şeytandan uzaklaşırız. Allah’tan (cc) uzaklaştıkça da şeytanlara yakın oluruz.
İlahi himayeyi kaybettiğimiz zaman Şeytanların çekim alanına girer ve onların açık hedefi oluruz.
Her şey bir irtibatla yaşar. Toprakla irtibatı kesilen bitkiler çer çöp olur, ağaçlar ise odun olur. Rabbiyle irtibatı kesilen kul da cehenneme odun olur.
Beyinle irtibatı kesilen el tutmaz, ayak yürümez, göz görmez, kulak işitmez. İman irtibatı olmayan insan da kör, sağır ve lal olmuştur. Hani Necip Fazılın der ya: “Ey hayat süren leşler! Sizi kim diriltecek…
Şeytan ordularından korunmanın tek yolu, Rahman’ın ordusunda kadrolu asker olmaktır.
Şeytanların hücumlarından korunmanın tek yolu, kulluk kalesine sığınmaktır.
Nitekim Resulullah (sav) şöyle buyurur: “Muhakkak ki şeytanın ve meleğin insanoğlunun kalbi üzerinde yönlendirici tesiri vardır. Şeytanın tesiri kötülüğe sevk etmeye ve hakkı........
