menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarımda tersine göç

29 0
24.06.2026

Değerli okurlarım: Bugün soframıza gelen ekmeğin, etin, sütün ve yumurtanın neden eskisi gibi olmadığını sorgulayan az sayıda insan bulunmaktadır. “Çocukluğumuzdaki domatesin kokusu yok”, “etin tadı kalmadı”, “süt eskisi gibi değil” sözlerini artık her ortamda duyuyoruz. Peki bu değişim nasıl başladı? Gelin hep birlikte geçmişe bir yolculuk yapalım.

1950'li yılarda Türkiye nüfusunun ’si çiftçidir. Çiftçilere Marshall Yardımı kapsamında bankalarca kredi imkânları sağlanarak taksitle traktör satın almaları teşvik edilmiş, böylece tarımda makineleşmenin hız kazanmasıyla daha fazla mahsul elde edilmiştir. Ancak bu süreçte çiftçiler, satın aldıkları traktör ve tarım makineleri nedeniyle ilk kez bankalara borçlanmak zorunda kalmışlardır.

O tarihlerde Anadolu insanı kar kılçıklı buğdayını kendi ekip, biçerdi. Türkiye kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra geriye kalan, buğdayını da başka ülkelere ihraç ederdi. ABD'nin o yıllarda gıda alanında geliştirdiği ve kısa bir gelecekte yararlandığı ve adına, sonora dediği bitki genetiğinin değiştirilmesi sonucu, üretimi arttırma yolunda yaptığı bir araştırma, kendi tarımında büyük ilerleme kaydetti.

Türk toplumunun temel besin maddesi olan karakılçıklı doğal buğdayın yerine, genetiği değiştirilmiş tohum buğdaylar, Amerika tarafından Türkiye’ye hibe edilmeye başladı. Türk........

© Milat