menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran–ABD ve İsrail savaşında yeni safha: Ufukta pazarlık mı var?

13 0
13.03.2026

Batı Asya (Ortadoğu) kaynamaya devam ediyor. İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan gerilim artık yeni bir safhaya girmiş görünüyor. Savaşın sekizinci gününden on üçüncü gününe kadar yaşanan gelişmelere bakıldığında, sahada yalnızca askeri hareketlilik değil, aynı zamanda yaklaşan bir diplomatik pazarlığın da izleri görülmeye başlandı.

Son günlerde füze saldırıları arttı. Hava operasyonları genişledi. Denizlerdeki askeri hareketlilik dikkat çekici biçimde yoğunlaştı. Bölgedeki bazı ülkeler doğrudan savaşa girmese de dolaylı şekilde bu krizin içine çekiliyor. Bütün bunlar bize şunu söylüyor: Taraflar, diplomasi masası kurulmadan önce sahada mümkün olan en büyük avantajı elde etmeye çalışıyor.

İran’ın özellikle Tel Aviv çevresi ile askeri üsleri hedef alan saldırıları dikkat çekici. Palmachim hava üssü ve Hayfa çevresindeki kritik noktalar seçilerek vuruluyor. Bu hedeflerin rastgele seçilmediği açık. Amaç, İsrail’in radar sistemlerini, erken uyarı altyapısını ve komuta merkezlerini baskı altına almak. Başka bir ifadeyle, İran karşı tarafın “gözünü ve kulağını” zayıflatmaya çalışıyor.

Savaşın ikinci önemli cephesi ise denizlerde yaşanıyor. Hürmüz Boğazı’na mayın döşendiği yönündeki iddialar, ABD donanmasının bölgede artan faaliyetleri, tanker saldırıları ve liman yangınları bu cephedeki gerilimin ne kadar büyüdüğünü gösteriyor.

Hürmüz Boğazı sadece askeri bir nokta değildir. Dünya enerji damarlarından biridir. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu dar geçitten geçer. Basra Körfezi’nden çıkan petrol ve sıvılaştırılmış doğalgazın büyük bölümü bu yol üzerinden dünya pazarlarına ulaşır. Bu yüzden Hürmüz’de yaşanacak bir kriz yalnızca bölgeyi değil, bütün........

© Milat