menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitim, Başarı ve Yıkım

11 0
20.04.2026

Eğitim okuldan önce ailede başlar. Çocuk, dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren bir eğitim sürecinin içine girer. Anne ve babanın bakışı, sevgisi, ilgisi ve tutumu çocuğun karakterinin ilk harcını oluşturur.

Her çocuk biriciktir. Çocukların kendilerine özgü dünyaları, kabiliyetleri ve duygusal derinlikleri vardır. Ancak bu biriciklik, doğru anlaşılmadığında çocuk yetiştirmede ciddi hatalara sebep olabilir.

Günümüzde çocuklara yönelik en büyük yanlış yaklaşımlardan biri, onları sınırsız özgürlük ve aşırı özgüvenle büyütme eğilimidir. Her istediğini elde eden, sınır tanımayan, sürekli övgüyle beslenen çocuklar zamanla şımarıklık ve doyumsuzluk girdabına sürüklenmektedir. Ailelerin gösterişe dayalı yaşam biçimleri, zenginlik vurgusu ve başarıyı yalnızca maddî ölçütlerle değerlendirmeleri, çocukların dünyasında ciddi bir değer kaymasına yol açmaktadır. Çocuk daha küçük yaşta, hayatı bir yarış ve kendisini bu yarışın merkezinde gören bir birey olarak konumlandırmaktadır.

Teknolojinin sunduğu imkânlar ise bu süreci daha da karmaşık hâle getirmiştir. Çocukların tablet, telefon ve bilgisayarlarla erken yaşta tanışması, çoğu zaman kontrolsüz bir bağımlılığa dönüşmektedir. Özellikle şiddet, yıkım ve silah kullanımı içeren oyunlar, çocukların zihinsel dünyasında derin izler bırakmakta. Sanal dünyada geçirilen uzun saatler, çocuğu gerçek hayattan koparmakta, çocuğun empati duygusunu zayıflatmakta ve onu âdeta mekanik bir varlığa dönüştürmektedir. Oyunların kurgusal kahramanlarıyla özdeşleşen çocuk, zamanla gerçek ile hayal arasındaki sınırları kaybederek robota dönüşmektedir.

Mesai ve Çocuğun İhmali

Modern yaşamın getirdiği yoğun çalışma temposu da bu tablonun önemli bir parçasıdır. Anne ve babaların mesai yükü, çocuklara ayrılan zamanı azaltmakta, sevgi, ilgi ve rehberlik eksikliği ortaya çıkmaktadır. Geniş aile yapısının zayıflamasıyla birlikte çocuklar, dede ve nene gibi manevî rehberlerden de mahrum kalmaktadır. Bu boşluk çoğu zaman bakıcılar, kreşler ya da dijital cihazlarla doldurulmaya çalışılmaktadır. Oysa bu unsurlar, çocuğun ruhsal ve ahlakî gelişimini tek başına desteklemekten uzaktır.

Akademik Başarının Ruhsuzluğu

Akademik başarıya aşırı odaklanma, çocuğun insanî yönlerini gölgede bırakmaktadır. Saygı, sevgi, merhamet, vicdan, paylaşma ve sorumluluk gibi değerler geri plana itilirken; bireycilik, rekabet ve ben merkezcilik........

© Milat