menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İmânı Tahkîkî İmâna Yükseltmek Gerek

13 0
20.02.2026

Her zamanki gibi, ‘selam duâsı’yla başlayalım inşallah.

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Efendim, son yazımızda nefsin oyunlarından, şeytanın hilelerinden, aldatmacalarından bahsetmişti. Bugünde aynı minval üzere devam ediyoruz;

“Sahabenin kılı kırk yaran, en çok inceleyicilerin bile, Fahrı Kâinat Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm tarafından, nefsin hilesine dâir edilen vaaz ve uyarılara gönülden şaşırıp hayran kalırlardı.”

‘Bu hikâyede; pâdişah, nefsi ve şeytanı, vezir, hilekarlığı ve şeytanlığı, Hz. İsâ, bedendeki rûhu, Hıristiyanlar da, ruhtaki rûhânî kuvvetleri temsil eder… Şeytan Hakk’tan yana, insandan yana görünerek insanoğlunu saptırır. Bâzen; Daha gençsin, hele biraz hayâtını yaşa sonra tevbe edersin.’ Der. Bâzen; Allâh’ın mağfireti her şeyi ihâta eder. Senin günahın Allâh’ın afvından daha mı büyük? Der. Yerine göre mağfiret âyetlerini okur ve seni aldatıp günaha sokmak ister. Buna ‘Şeytanın Allah (c.c) ile aldatması denir. “Sizi, şeytanlar Allah ile aldattı.” (Hadid, 14) Âyeti bunun ifâdesidir.

Şeytan Cenâbı Hakk’a yönelerek; “Beni azdırdığın için andolsun, Senin doğru yolun üzerinde olanlara karşı duracağım. Sonra önlerinden, arkalarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; çoğunu sana şükreder bulamayacaksın.” Der. (Araf, 16-17) Hile ve desise, riyâkarlıkla düzenbazlık, şeytanın ve şeytanın kardeşi olan, şeytana külahı ters giydirecek şeytan........

© Merhaba Haber