menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Helvaya Sarımsak Katmak

18 0
11.06.2026

Yine; ‘selam duâsı’yla başlayalım yazımıza efendim;

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Son yazımızda, Hakk’ın kokusunu duyan kişilerden bahsetmiştik, kaldığımız yerden devam edelim istiyoruz;

“(Mânevi) Bir koku alıp da onun şükrünü ifâ etmeyen kimsenin bu nankörlüğü, onun burnunu yer bitirir.”

Hakikaten doğruyu-eğriyi, iyiyi-kötüyü, güzeli-çirkini seçebilme yetisi, görebilme, duyabilme, koku alma her biri Cenâbı Hakk’ın biz kullarına lütfettiği ayrı nimetlerdir. Hepsi şükür gerektirir. Şükredilmeyen nimet kişinin elinden alınır. Allah Teâlâ’nın koku alma nimetine sâhip olan kişi, bu lütfa nankörlük eder, kıymetini bilmez ise o takdirde, Rabb’imiz kişideki o kâbiliyeti yok eder, aşka giden yolları kapatır hatta onu ebedi o istidattan mahrum dahi bırakabilir. Şu âyetlerin muhatabı bile olunabilir: “Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; Bu yüzden doğru yola dönmezler.” (Bakara, 18) “Allah onların kalplerini mühürlemiştir.” (Bakara, 7) Cenâbı Hakk’ın lütuflarına nankörlük ve duyarsızlık devam ettikçe, tekrarlanan nankörlükler kişinin idrak istidâdını yok eder, kalpleri köreltir, -Allah korusun- kulluktan sekteye kadar işi götürür. Neticede kalplerin mühürlenmesi hâdisesi gerçekleşir.

“Şükreyle, mutlaka şükredenlere bende ol;........

© Merhaba Haber