menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mevlâna'da Su Metaforu

8 0
21.03.2025

Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü tarafından şehrin muhtelif yerlerinde bulunan büyük duyuru tabelalarının birinde yazan “SU BİTERSE TARIM DA BİTER” uyarısı, dikkatimi celbetti.

Türkiye’nin “hububat ambarı” olarak bilinen ve bir tarım şehri olan Konya, su sıkıntısıyla karşı karşıya. Aslında küresel anlamda hem Dünya hem de Türkiye tatlı ve temiz suya ulaşmada büyük sıkıntılar çekiyor. Aşk dini İslâm, suyu insanlığın ortak malı kabul eder. Şanlı Peygamber, “İnsanlar üç şeyde ortaktırlar; su, ot ve ateş.” buyuruyor. O halde insanlığın ortak değeri olan su kaynaklarının, adaletli, ölçülü ve temiz şartlarda kullanılması gerekmektedir. Zira dünyanın bir yerinde israf edilen suyun, bir başka yerde ulaşılması çok güç bir nimet olması ve insanlığın susuzlukla imtihanı, bu hadisi şerifin anlam sahasına uygun düşmemektedir. İslâm’ın insan anlayışının temelinde ise sorumluluk duygusu yatar. Din dilinde bu sorumluluğun adı “emanet”tir. O emaneti de insan yüklenmiştir. Bu hususta, İki Cihan Serveri’nin buyruğu nettir: “Emanete riayet etmeyenin imanı yoktur.”

Geçen hafta Cuma namazını İplikçi Camisinde eda etmiştim. Vaiz Efendi, namazdan önce Yağmur Duası yapmıştı. İmam Efendi, hutbeyi irad ettikten sonra Cuma namazını kıldırmak üzere mihraba değil de sol köşede işaret edilen yeni kıbleye doğru durdu. Kıblenin 12-13 santim sol tarafa doğru 692 yıl sonra düzeltildiğini öğrendim.

Bir damla sudan yaratılan, su içinde serpilen, su kenarına yurt kuran, medeniyetler inşâ eden, suyla temizlenen, susuzlukla terbiye edilen, hayatı su ile devam eden ve sudan mahrum kaldığında sona eren........

© Merhaba Haber