menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sarhoşluklar

18 0
31.05.2026

Camiden gelir sesi ama ne biçimdir hikâyesi.

Mustafa Everdi’nin Kılçıklı Hikâyeler kitabında; cami için toplanan paradan, yirmi lirayı çalıp, şarap parasına, akşam sefasına(!) yatıran bir isimsizin ikilemi anlatılır(Camiden Gel Sesime)

Alacağı zevk onu şimdiden mest etmekte, galebe çalmaktadır. Amacı için, Cuma namazına, Ulu Cami’ye gider. Kalabalıklar, sayılar, her günahı örtüp p(aklar) saklar.

Bu küçük adamın tereddütleri, gelgitleri, cüzi bir miktar tırtıklamak için kaygı duyması; azîm yolsuzlukları, hırsızlıkları yapan kişilerin ferahfeza yaşamları akla gelince düşündürücüdür. Ancak basit gözüken suçlar, yükseklere(!) erişim için belki de ilk basamaklardır.

Mekân, ismi, kulların her çeşitten zafiyeti; tutku için her yolun aracın mubah sayılıp, kullanılması; tezatlı, hazin durumu vurgulayıp büyütür ve okurun yüzüne çarpar.

Neticede hayır parası iç edilir, vicdanın sesi susturulur, böylelikle uyum ve itaatle dostlarından, “son sığınağından” ayrılmayıp, dışlanmayacaktır ve hikâye kişisi kendince mutlu olacaktır.

Dibine yatak serilen “siyah şişe”; onu “İstanbul’a giren Fatih” edasına, “öz ülkesine” sokacaktır. Zaferi; inatçı, kestirme mağlubiyetlerin başlangıcıdır aslında.

Hikâye, dindarlıkla, inançla; yaşadıklarımız, hayata geçirdiklerimiz arasındaki uçuruma, derin yarıklara işaret eder.

Çağdaş dayatmalar,........

© Merhaba Haber