menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Koyuna Bakışlar

16 0
03.05.2026

Türk Edebiyatı’nın, ele avuca sığmaz bilge delikanlısı Bülent Akyürek’in (1969- 2025) son kitabı “Satılık Adam” romanını okuyorum. Kahramanlarından Satılık Adam’ın psikolojisini anlatırken, koyunlaşma olgusuna dair yaptığı tasvir ve tespitler, bakış açısı dikkatimi çekti.

2010 tarihinde yayınlanan Şapkamın Altı kitabımda biz de aynı konuya değinmiştik, tabii birimiz romandan, diğerimiz deneme türünden seslendik¸ fikir akrabalıkları olduğu gibi farklı yaklaşımlar mevcut. Yazarın eleştirel tonu da hoş.

Fakat romandaki, tüm dünyevî tutkulardan (mal mülk, şan şöhret gibi) varlık kaygılarından sıyrılıp, eski hayatını hepten fırlatıp atarak, çileye soyunmak, değişik bir tasavvufî yön ayrı mesele.

Hangimiz ölü, hangimiz diri tartışmalıdır ama yan yanayız işte.

Şimdi, biraz Satılık Adam’a kulak verelim, koyun olmak ne:

“Çayırlıktan yeni dönmüş davarlar gibi esneyip duruyordum. İçimdeki hayvanı bulmuş, onunla tanışmıştım: Koyun… Bir kez koyun olunca diğerlerinin kurtlaşacağını bilmiyordum. Koyun olmakla suçlanan bir toplumda yaşamanın yanlış bilgisiyle kendimi bunca zaman koyunluktan kaçtığı için kınayıp utandım. Koyunların yönetildiğini, algılarla kandırıldığını anlatmışlardı yıllarca, şimdi bir koyun olarak yönetilemeyeceğimi anladım. Ufku olmayanı kim yönetebilir? Benim bu dünyadan bir isteğim kalmadı ki birilerinin peşinden koşayım, ona sığınayım, tetikçilik yapayım. Benim ufkum çim görünce biter. Bakışlarım kimseyi görmez… Kızılelma’m kalmadı. Kızıl elmam manavlarda satılıyor… Kendimi salıp koyun olduğum şu andan itibaren herkes benden faydalanabilir; işkembemden çorba, sakatatlarımdan ve etlerimden türlü yemekler, toynaklarımdan tavuk yemi yapılabilir, postum şeyhlere uçan halı, sütüm bebeklere mama, yağlarım yemeklere katık, kemiklerim köpeklere gıda olabilir. İnsan olarak böylesine işe yaradığımı hatırlamıyorum! Ben artık peygamberlerin güttüğü bir koyunum, insanken iki hadis bile ezberlememiştim, ne mutlu bana! ‘İnsan bir damla kan ve sonsuz endişe’ demişti Şirazi… Nihayet endişelerim bitti, yarınım yok, dünümü unutuyorum, çünkü beynim yok” (Bülent Akyürek, Satılık Adam, Ketebe Yayınları, 2025, s. 70)

“… Dünyayı durdurup inmek istiyordum… Koyunluk akıl sağlığımı kurtaracak son kaleydi, gerekirse kan dökerek onu elimden almalarına müsaade etmeyecektim. Dört ayağımı sıkıca basarak inat etmeyi bırakmamalıydım. Böylesine mübarek bir kimlik arayışı ve mücadelesinde kanımın son damlasına kadar direnmeyi, gerekirse şehit olmayı göze almalıydım. Hayat........

© Merhaba Haber