Yeni Birisi
Rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu, bugün bile hala anlayamadığım tuhaf bir şeyden bahsedecegim. 'Şey' yerine 'deneyim' kelimesi daha uygun düşerdi elbet. "Tuhaf bir deneyimden bahsedeceğim". Ancak ben eski kafalıyım, kusura bakmayın. 'Deneyim'i daha entelektüel ve acaip derecede kültürlü olan metropol insanlari kullanırlar genelde, dikkat ederseniz. Ben sevmem. Eski usul ve eski modanın yerini, başka hiçbir şey tutamaz. 'Şey' o yüzden. Yaşadığım o tuhaf şeyden; anekdottan söz edeceğim...
Yukarıda, bilgisini yüzeysel bir halde vermiş olduğum uzere, eski kafalıyımdır, evet. Tutan, koruyan, sakınan ve muhafaza ezen muhafazakar bir tutumla yönelirim, yeni bir duruma, eşyaya ya da kişiye. Kafamdan ve en başından, 10 üzerinden 10 vererek başlatmam, o 'yeni' nin puanlamasını. Hatta 0 ile başlayacak kadar bile tarafsız kalamayıp eksi ile başlarım genelde, -10 ile. Hülasa, sırf 'yeni' olduğ0u için olağan şüpheli ve zanlıdır o durum, eşya ya da kişi. Peki bunu şimdi nereye bağlayacağımı, merak ediyorsunuzdur. Yaşanan o tuhaflığın ne olduğunu ve onun bu yeni-eski kıyasının neresinde olduğunu soruyorsunuzdur, kendinize. Anlatayım...
Rüya mı ya da ne olduğunu bilmediğim o esnada, çocukluk halimi ya da çocuk olduğumu görmek degil, bizzat çocuk olduğumu yaşıyor ve 'deneyimliyordum'. Siz deyin 11, ben diyeyim 12 yaşındaydım o sırada; çocukluğun en olgun ve yaşlı döneminde. Yerde, halının üzerinde annemle karşılıklı bir şekilde oturmuş ve oyun oynuyorduk, neşeyle.........
