Felsefe ve Kritik (12) | Edmund Husserl’i anlamak: Şeylerin kendisine dönüş
Son güncelleme: 6 Nisan 2026 -
Felsefe ve Kritik (12) | Edmund Husserl’i anlamak: Şeylerin kendisine dönüş
6 Nisan 2026 Pazartesi
İSTANBUL (Medyascope) – Felsefe Kritik’in bu bölümünde Kaan Özkan ve Prof. Dr. Sanem Yazıcıoğlu “Edmund Husserl’i anlamak: Şeylerin kendisine dönüş” başlıklı yayında, fenomenolojinin kurucusu Edmund Husserl’in felsefesini, temel kavramlarını, düşünce evrimini ve günümüzdeki önemini tartıştı.
Kaan Özkan ve Prof. Dr. Sanem Yazıcıoğlu, Edmund Husserl’in fenomenolojisini ve günümüzdeki önemini tartıştı.
Yazıcıoğlu, Husserl’in düşüncesinin tarihsel gelişimini ve özneler arası gerçeklik ilişkisini vurguladı.
Husserl’in ‘şeylerin kendisine dönelim’ çağrısı, klasik felsefeden kopuşu temsil eder.
Doğal tutum nesneleri özneden bağımsız değerlendirir, ancak Husserl fenomenolojik yaklaşımla deneyimi bütünlüklü anlamayı önerir.
Fenomenoloji, günümüzde sanal gerçeklik ve nörobilim gibi alanlarla ilişkilendirilerek hala canlı bir düşünce alanı olarak kalmaktadır.
Sanem Altan ile söyleşi: “Babam 15’inde nasılsa şimdi de öyle. O, yalnızca ‘Ahmet Altan’ olduğu için cezaevinde”
DEVA Partisi Genel Sekreteri Sanem Oktar istifa etti: “Hayalimdeki DEVA Partisi bu değildi”
Açık Oturum (443) – Yıldız Yazıcıoğlu, Alaattin Aldemir ve Gürkan Çakıroğlu değerlendirdi: Cumhur ittifakı boşanmanın eşiğinde mi, nafakayı kim ödeyecek?
MHP’nin 13. Olağan Büyük Kurultayı yarın yapılacak: Kurultayda “andımız” okunacak mı? Kurultay öncesi son gelişmeler
Ankara Gündemi (95) – DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sanem Oktar: “Bugünkü Meclis’in hem itibarı yok hem de karar alma süreçlerine dahil değil, ülkenin doğru yönetilmesi için bu sistemin değiştirilmesi lazım”
Prof. Dr. Sanem Yazıcıoğlu fenomenolojinin kurucusu Edmund Husserl’in düşüncesini üç temel eksen (dönemsel gelişimi, şeylerin kendisine dönme çağrısı, özneler arasılık ile kurulan gerçek anlayışı) üzerinden değerlendirdi. Yazıcıoğlu, Husserl’in düşüncesinin tek çizgili ama sürekli kendini yenileyen bir yapıya sahip olduğunu belirterek, “Husserl çok istisnai bir düşünür. Yazdıklarından hiçbir zaman bütünüyle memnun olmayan, sürekli kendisini eleştiriye tabi tutan bir isim” dedi.
“Şeylerin kendisine dönelim”
Husserl’in “şeylerin kendisine dönelim” çağrısının klasik felsefeden kopuşu temsil ettiğini belirten Yazıcıoğlu, “Husserl, geçmiş metafizik kuramların ikili yapılarını aşmak istiyor. İç-dış, beden-akıl gibi ayrımlar yerine, şeyleri bize göründükleri biçimiyle ele almayı öneriyor” dedi.
Fenomenolojide görünüş kavramının merkezi rolüne dikkat çeken Yazıcıoğlu, görünüşün, öncesi ve sonrası bağlamı ile birlikte bir bütünlük içerdiğini söyledi. Bu yaklaşımın, deneyimi parçalamak yerine bütünlüklü biçimde anlamayı hedeflediğini söyledi.
Yazıcıoğlu, doğal tutumun nesneleri özneden bağımsız, kendi başına var olan gerçeklikler olarak ele alan bir yaklaşım olduğunu belirterek, bu bakış açısının gündelik yaşamda yaygın biçimde benimsendiğini söyledi. Nesnelerin bilimsel ölçütlerle değerlendirilmesinin bu tutumun bir sonucu olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, bu yaklaşımın deneyimin nasıl kurulduğunu göz ardı ettiğini vurguladı. Doğal tutumun, nesneyi yalnızca dışsal özellikleriyle ele aldığını belirten Yazıcıoğlu, Husserl’in bu nedenle fenomenolojik tavrı geliştirdiğini ve “şeyleri bize göründükleri biçimiyle ele alma” çağrısında bulunduğunu söyledi.
Özneler arası gerçeklik ilişkisi
Husserl’in solipsizmi (tekbencilik) aşma çabasının altını çizen Sanem Yazıcıoğlu şunları söyledi:
“Eğer dünya sadece bizim için olsaydı, başka birinin varlığını temellendiremezdik. Birbirimizin bakış açısını düşünebilme yetimiz sayesinde ortak bir dünya kurabiliyoruz. Bu durum nesnelliğin temelini oluşturuyor. Nesnellik, hepimiz için geçerli olan bir gerçekliğin birlikte kurulmasıdır.”
Fenomenolojinin güncelliğine ded değinen Yazıcıoğlu, bu yaklaşımın yalnızca 20. yüzyıla ait olmadığını belirterek, bugün sanal gerçeklikten nörobilime kadar pek çok alanda fenomenolojiyle ilişki kurulabildiğini söyledi. Sanem Yazıcıoğlu, fenomenolojinin hâlâ son derece canlı ve gerekli bir düşünce alanı olduğunu ifade etti.
felsefe ve filozoflar
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Cevat Düşün yazdı – Felsefe ve insan: Her sabah, her yenilgi, her pişmanlık bir başlangıçtır
İsa Hafalır yazdı: İbn Arabi bir idealist mi?
Alman filozof Jürgen Habermas hayatını kaybetti
Kaan Özkan / Diğer içerikleri
Felsefe ve Kritik (11): Hegel tarihe nasıl bakıyor?
Felsefe ve Kritik (10): İslami düşünce geleneği ve İbn-i Sina’nın rolü I Zahid Tiryaki anlattı
Felsefe ve Kritik (9) Antikçağda araştırma fikrinin ortaya çıkışı | Doç. Dr. Eyüp Çoraklı anlattı
Felsefe ve Kritik (8): Fenomenoloji nedir? | Eylem Hacımuratoğlu anlattı
Felsefe ve Kritik (7): Bilim, gerçekliği ne kadar temsil eder? | Derya Gürses Tarbuck anlattı
Felsefe ve Kritik (6): Ahmet Ulvi Türkbağ anlattı | Hak, hukuk, adalet: Gerçekten ne anlama geliyor?
Haftanın en popüler içerikleri
Selim Kuneralp yazdı:........
