Cevat Düşün yazdı: Laiklik ne değildir?
Son güncelleme: 2 Mart 2026 -
Cevat Düşün yazdı: Laiklik ne değildir?
2 Mart 2026 Pazartesi
Cevat Düşün, laikliğin yalnızca anayasal bir tercih değil, insan onuru, vicdan özgürlüğü, eşit yurttaşlık ve toplumsal barışın temel güvencesi olan tarihsel bir kazanım olduğunu savunuyor. Laikliğin din düşmanlığı ya da inançları bastırma anlamına gelmediği; aksine devletin tarafsızlığını sağlayarak çoğulculuğu, özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü koruduğu vurgulanıyor. Sonuç olarak yazı, tarihsel örnekler ve düşünce geleneği ışığında laikliğin doğru anlaşılması ve samimiyetle uygulanmasının özgür ve demokratik toplum için hayati olduğunu ileri sürüyor. Cevat Düşün yazdı: Laiklik ne değildir?
Laiklik, sadece anayasal bir ilke ya da siyasal bir tercih değil; insan onurunu, vicdan özgürlüğünü ve toplumsal adaleti koruyan, çetin mücadeleler ve bedeller sonucu elde edilmiş tarihsel bir kazanımdır.
Laiklik, inananı da inanmayanı da aynı hukuk zemini üzerinde buluşturan; devleti inançlar karşısında tarafsız kılarak toplumsal barışı mümkün kılan temel güvence ilkesidir. Onu zayıflatmak, yalnızca bir yönetim modelini değil, özgür ve eşit yaşama iradesini de riske atmaktır.
Laiklik dine düşmanlık değildir.
Ateizm dayatması değildir.
İnanç özgürlüğünü kısıtlama değildir.
Din karşıtı bir siyasi araç değildir.
İktidarın dini propaganda aracı olarak kullanılması değildir.
Tek bir dini veya mezhebi üstün kılmak değildir.
Toplumun manevi değerlerini yok saymak değildir.
Ahlaksızlık yaratmak değildir.
Kültürel ve tarihî mirası reddetmek değildir.
Bireylerin vicdan özgürlüğünü elinden almak değildir.
Toplumsal düzeni bozmak değildir.
Kaos veya moral boşluk yaratmak değildir.
Özgür düşünceyi sınırlamak değildir.
Bilimsel araştırmayı engellemek değildir.
Entelektüel çoğulculuğu ortadan kaldırmak değildir.
Tek tip ideolojiyi dayatmak değildir.
Bir sınıf veya grubun lehine yasalar yapmak değildir.
Devletin tarafsızlığını yok saymak değildir.
Hukukun üstünlüğünü zayıflatmak değildir.
Demokrasiye aykırı değildir.
İnsan haklarını ihlal etmek değildir.
Toplumu dogmalara bağımlı hâle getirmek değildir.
Bireysel sorumluluğu ortadan kaldırmak değildir.
Dinî hoşgörüsüzlük yaratmak değildir.
Siyasi meşruiyetin kaynağını dini inançlara bağlamak değildir.
Toplumda eşitsizlik yaratmak değildir.
Kadınların özgürlüğünü kısıtlamak değildir.
Çocuk haklarını yok saymak değildir.
Düşünce ve ifade özgürlüğünü sınırlamak değildir.
Felsefi sorgulamayı engellemek değildir.
Toplumsal normları tek bir inanç eksenine oturtmak değildir.
Devletin hukuk sistemini dini kurallara göre dizayn etmek değildir.
Dini ritüelleri yasaklamak değildir.
Toplumsal dayanışmayı engellemek değildir.
Bilgiye erişimi sınırlamak değildir.
Siyasetin çoğulculuğunu yok etmek değildir.
İktidarın meşruiyetini yalnızca inanç üzerinden kurmak değildir.
Eğitimde dogmatik tek tipliği zorunlu kılmak değildir.
Toplumda dini baskıyı artırmak değildir.
Etik ve ahlaki tartışmaları yasaklamak değildir. Toplumsal çeşitliliği yok saymak değildir.
Farklı yaşam biçimlerini kriminalize etmek değildir.
Devlet kurumlarını dini gruplara teslim etmek değildir.
Özgür iradeyi yok saymak değildir.
İnsanları inançları üzerinden sınıflandırmak değildir.
Toplumun kültürel çoğulculuğunu reddetmek değildir.
Toplumsal ilerlemeyi engellemek değildir.
Adaletsizlik ve ayrıcalık üretmek değildir.
Toplumun entelektüel üretimini engellemek değildir.
Farklı düşünce sistemlerini yasaklamak değildir.
Siyasi muhalefeti susturmak değildir.
Medyanın özgürlüğünü kısıtlamak değildir.
Toplumu dini kurallara göre sınırlamak değildir.
Kamu hizmetlerini dini dayatmalarla şekillendirmek değildir.
Toplumu baskı altına alma ilkesi değildir .
Toplumsal huzuru bozan bir araç değildir.
Toplumsal cinsiyet eşitliğine engel değildir.
İnsan onurunu zedeleyici anlayış değildir.
Laiklik, eğitim müfredatını dogmatik yapmaz.
Laiklik, sanat ve kültür üretimini sınırlamaz.
Laiklik, bilimsel çalışmaları dini otoriteye bağlamaz.
Laiklik, bireyleri toplumsal rollere dini gerekçelerle zorlamaz.
Laiklik, dini grupların ayrıcalık kazanmasını sağlamaz.
Laiklik, toplumsal eşitliği yok saymaz.
Laiklik, fikir ayrılıklarını baskılamaz.
Laiklik, din ve devlet işlerini birbirine karıştırmaz.
Laiklik, ahlaki değerleri sadece dini temellere dayandırmaz.
Laiklik, devletin kararlarını dogmalara göre aldırmaz.
Laiklik, etnik veya dini ayrımcılık üretmez.
Laiklik, farklı mezheplere eşit davranılmasını engellemez.
Laiklik, siyasette çoğulculuğu yok etmez.
Laiklik, dini sembolleri zorla kabul ettirmez.
Laiklik, toplumsal hoşgörüyü azaltmaz.
Düşünceyi merkezi otoriteye bağlamaz.
Kadınları ve erkekleri ayrı statülerle sınırlamaz.
Çocukları dini dogmalarla yönlendirmez.
Gençlerin eğitim hakkını kısıtlamaz.
Farklı etnik grupları ötekileştirmez.
Toplumsal ilerlemeyi engellemez.
Bireylerin yaşam biçimlerini sınırlamaz.
Bilimsel yöntemleri reddetmez.
Eleştirel düşünceyi yok etmez.
Aydınlanma değerlerini reddetmez.
Devleti dini baskı aracı hâline getirmez.
Toplumun demokratik yapısını bozmaz.
Farklı inançları eşit görmeyi engellemez.
Toplumun ahlaki ve etik sorgulamasını yasaklamaz.
Kamu yönetiminde tarafsızlığı bozmaz.
Toplumsal dayanışmayı yok etmez.
İnsanları korkutarak yönetmez.
Hukuk önünde eşitliği ortadan kaldırmaz.
Dini liderlerin devlet işlerini yönlendirmesine izin vermez.
Toplumda dogmatik hiyerarşi kurmaz.
Siyasi çıkarlar için dini kullanmaz.
İnsan haklarının evrenselliğini ihlal etmez.
Farklı düşünce ve yaşam biçimlerini kriminalize etmez.
Toplumun kültürel çeşitliliğini yok etmez.
Laiklik, özgür, eşit ve adil bir toplumun temel koşullarından biridir; aksini sağlamaz.
Demokrasinin sigortasıdır
Laiklik, halk egemenliğinin güvencesi ve parti devleti anlayışına karşı anayasal bir ilkedir. Bu ilkenin aşınması sadece eğitim, ekonomi, hukuk veya siyaset alanında bir gerileme anlamına gelmez; aynı zamanda toplumsal yapıyı, kurumların tarafsızlığını ve kamusal düzeni de derinden etkiler. Çünkü laiklik; temel hak ve özgürlüklerin, eşit yurttaşlığın ve toplumsal güvenliğin teminatıdır.
Tarihsel tecrübeler, devlet düzeninin dinî dogmalarla özdeşleştiği örneklerde özgürlük alanlarının daraldığını göstermiştir. Örneğin Afganistan’da Taliban yönetimi altında kadın haklarının ve bireysel özgürlüklerin ciddi biçimde kısıtlanması; İran’da İran İslam Cumhuriyeti yapısı içinde dinî otoritenin siyasal alan üzerindeki belirleyiciliği; Irak’ta ise mezhep temelli siyasal kırılganlıklar, laik düzenin zayıflamasının toplumsal dengeler üzerindeki etkilerine dair örnekler olarak sıklıkla tartışılmaktadır.
Bu tür deneyimler, devletin ve toplumun tüm mekanizmalarının tek bir inanç yorumunun hâkimiyetine bırakılması hâlinde çoğulculuğun daralabileceğini, bireysel hakların zarar görebileceğini ve adalet duygusunun zedelenebileceğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla laiklik, yalnızca bir yönetim tercihi değil; özgürlüklerin, eşitliğin ve toplumsal barışın kurumsal güvencesi olarak değerlendirilmelidir.
Laiklik, yalnızca bir kavram veya sistem değildir; ekmek ve su kadar zarurî, toplumun güvenliğini ve özgürlüğünü garanti eden olmazsa olmaz temel ilkedir. Kaybedildiğinde, Afganistan, Irak ve İran örneklerinde görüldüğü gibi, sadece devlet değil, bireylerin yaşam hakları ve toplumsal adalet de kaybolur. Bu hakikati anlamak için düşünce tarihine bakmak yeterlidir. René Descartes, aklı otoritenin kıskacından çıkararak “düşünüyorum, öyleyse varım” diyebildiğinde, bireyin zihinsel özgürlüğünü kutsal ya da siyasal baskılardan ayırma cesareti göstermiştir. Onun yöntemi, inancın değil, aklın sorgulama hakkını teminat altına alma çabasıdır. Baruch Spinoza, din ile devlet işlerinin ayrılmasını savunurken, düşünce özgürlüğünün yalnızca bireysel bir hak değil, toplumsal barışın da ön koşulu olduğunu vurgulamıştır. Aforoz edilmesi, dogmatik otoritenin özgür düşünceye tahammülsüzlüğünü; fikirlerinin kalıcılığı ise özgürlüğün tarihsel gücünü göstermiştir.
Sonuç olarak, Türkiye’de laiklik ilkesinin tam anlamıyla içselleştirilememiş olması ya da bazı kesimler özellikle de kendilerini laik olarak tanımlayanlar tarafından istismar edilmesi, ilkenin özünün değersiz olduğu anlamına gelmez. Laiklik, din karşıtlığı değil; inanç ile kamu otoritesi arasına adalet ve denge koyma ilkesidir. Nitekim Hazreti Muhammed’in farklı toplumsal rollerini birbirine karıştırmadan yürütmesi ve Ebu Zer el-Gıfari’nin adalet ve hakikat vurgusu, kavramsal olarak “laiklik” adı kullanılmasa da, ilkenin özüne uygun bir bilinç ve ahlak anlayışı olarak tezahür etmek mümkün. Bu nedenle mesele, laikliğin kendisi değil; onun doğru anlaşılması ve samimiyetle uygulanmasıdır.
Cevat Çapan, ölümünün 40. yılında Oğuz Atay’ı anlattı
“MİT Krizi” İddianamesi – Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş: “FETÖ’nün tamamen temizlenebilmesi için demokratik, laik ve hukukun üstünlüğünün esas alındığı yapının kurumsallaşması gerekir”
Cevat Turan ile “Kibele’nin Laneti” kitabı üzerine söyleşi: “Kitapta yer alan seri katil Mirza Hud ile buluştum”
58. Medyascope.tv Açık Oturumu: Alper Taş & Mehmet Kaya
Atatürk Atatürkçülük ve Kemalizm laiklik ve sekülerlik Necmettin Erbakan
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Cevat Düşün / Diğer yazıları
Cevat Düşün yazdı | Türklerin en Kürdü, Kürtlerin en Türk’ü: Yaşar Kemal
Cevat Düşün yazdı: Orji patlamaları ve haz şiddeti
Cevat Düşün yazdı: Takiyettin Mengüşoğlu ve insan felsefesi
Cevat Düşün yazdı: Yapay zeka atom bombasından daha mı tehlikeli?
Cevat Düşün yazdı: Linç
Cevat Düşün yazdı: Epstein’ın Türkiye’deki ruh ikizleri
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Haftanın diğer yazıları
Suat Kınıklıoğlu yazdı: İsrail’in yeni düşmanı Türkiye mi?
Alişer Delek yazdı: Hamaney’in öldürülmesine sevinmek
Burak Karataş yazdı: Quo vadis?
Levent Baştürk yazdı | Kıyamet siyaseti: Hıristiyan siyonizmi, Mike Huckabee vakası ve Filistin
Müge İplikçi yazdı | Hamlet ile Hamnet: Kişisel yasın evrensel trajediye dönüşmesi
Kemal Can yazdı: Şimdi de İran’a saldırdılar
Ruşen Çakır yazdı: İranlı spiker Hamaney ile birlikte rejimin de öldüğünü tüm dünyaya duyurmuş oldu
Gülener Kırnalı yazdı | Patlayan savaş ve önümüzdeki 5 kritik soru: Bundan sonra ne olabilir?
Berrin Sönmez yazdı: Savaş gündeminde barışın hayali ve imkânı
Haftanın en popüler içerikleri
Gökhan Bacık yazdı | Bir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?”
Ruşen Çakır yazdı: İranlı spiker Hamaney ile birlikte rejimin de öldüğünü tüm dünyaya duyurmuş oldu
Ukrayna‑Rusya savaşının 5 dönüm noktası
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü
Devrimden, gücünün en zayıf noktasına: İran’ın dini lideri Ali Hamaney kimdir?
Alişer Delek yazdı: Hamaney’in öldürülmesine sevinmek
Hamaney’i CIA buldu, İsrail öldürdü: New York Times, İran saldırısının perde arkasını yazdı
CIA ve MI6 işgali aylar önceden öğrendi, ancak savaş yine de durdurulamadı
Devlet Bahçeli: “Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?”
Transatlantik: Trump’ın kongre konuşması | İran konusunda belirsizlik sürüyor | Gazze’de son durum
Medyascope'un günlük e-bülteni
Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.
Medyascope'u destekle
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni
İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.
İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.
İşlenen Kişisel Verileriniz
İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.
Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi
Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:
İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi
Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi
Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi
Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi
Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,
Organizasyon ve etkinlik yönetimi
Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,
Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,
Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,
Sair tüm yasal yükümlülükler.
Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği
Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.
İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.
Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.
Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.
Kişisel Verilerin Saklama Süresi
Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi
Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.
Kişisel Verilerinizin Güvenliği
Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.
Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları
Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.
6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:
• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,
• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.
Hak ve Talepleriniz İçin İletişim
Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.
“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.
Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.
Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.
Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.
Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.
Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.
Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.
