Arkeoloji Müzemize dokunma!
Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkılmak istenmesi ülke gündemindeki konular arasına girdi.
Müze Antalya’nın simge yapılarından biri. Kültür ve Turizm Bakanlığı binayı yıkmayı planlıyor. Gerekçe olarak binanın depreme dayanıksız olmasını ve artan depolama ihtiyacını gösteriyormuş.
Özellikle Perge’de bulunan Roma Dönemi heykeltıraşlık eserleriyle ve müze kurtarma kazılarından ortaya çıkan ilginç ve ünik (benzersiz) buluntularıyla Antalya Arkeoloji Müzesi dünyanın en önemli müzeleri arasında sayılıyor. Müze 1988 yılında “Avrupa Konseyi Yılın Özel Ödülü”ne layık görülmüştü.
Böyle önemli ve değerli bir müzenin yıkılması kararına tepkiler yoğun. Yıkımı önlemek amacıyla açıklama üzerine açıklama, toplantı üzerine toplantı yapılıyor. Bu amaçla bir de Müze Çalışma Grubu oluşturuldu. Grup Antalya’nın önde gelen şu sivil toplum kuruluşlarından oluşuyor:
Antalya Barosu, Antalya Kent Konseyi Platformu, Antalya Kültürel Miras Derneği, Akdeniz Serbest Mimarlar Derneği, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği, Arkeologlar Antalya Şubesi, Eğitim İş Antalya Şubesi, İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği, Kültür Sanat Sen Antalya Şubesi, Mülkiyeliler Birliği Antalya Şubesi.
Grubun geçen hafta sonunda düzenlediği basın toplantısında Müze Çalışma Grubu sözcüsü Profesör Dr. Gül Işın, binanın sıradan bir bina olmadığına işaretle, “Bu yapı, Türkiye’nin yarışma projesi ile inşa edilen ilk müzesidir. Bu özelliği bile tek başına, ona tarihi ve belgesel bir değer katmaktadır. Sadece Antalya için değil, Türkiye’nin mimarlık kültürü için de eşsiz bir değere sahiptir… Özgün nitelikleri sayesinde, 1988 yılında Avrupa Konseyi’nden ‘Yılın Müzesi” unvanını almıştır’ dedi. Profesör Işın, Kültür ve Turizm Bakanlığına, yıkım kararının ertelenmesi ve tüm uzmanların katılacağı bir çalıştay düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Yıkım kararına tepki olarak çok sayıda sivil toplum kuruluşu, meslek odası, akademisyen ve yurttaş hafta başında müze önünde toplandı. “Müze halkındır satılamaz”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganlarının atıldığı eylemde yapılan açıklamalarda, yıkım sürecinin kapalı kapılar arasında yürütüldüğü, kamuoyunun bilgilendirilmediği ve katılımcı bir süreç işletilmediği vurgulandı. Müzenin hem mimari hem de kültürel açıdan korunması gerektiği belirtildi. Geleneksel Akdeniz mimarisinin avlulu yapısının modern bir yorumla birleştirildiğine işaret edildi.
Konuşmacılar arasında bulunan Mülkiyeliler Birliği Antalya Şubesi Başkanı Nazire Öztürk (manşet fotoğrafında en önde), “Mülkiyeliler olarak bizler yaşadığımız bu şehirde nerede bir hukuksuzluk varsa, nerede haksızlık varsa, nerede adaletsizlik varsa orada mümkün olduğunca kenetlenmeye ve kentimize sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi. Öztürk devamla, “Biz de tüm bu olup bitenlerden burada olan herkes gibi endişe duyuyoruz. Yıkıma gerekçe gösterilen depreme dayanıksızlık belgesini merak ediyoruz. Geçmişte ödül almış bir müzenin restore edilebilecekken yıkım kararının alınmasının yanı sıra, tarihe tanıklık eden eserlerin korunamamasından endişe ediyoruz. Herakles kadar üç güzellerin zarar görmesinden endişe ediyoruz. Milyonlarca yıl öncesine ait bir fosilin zarar görmesinden endişe ediyoruz. Geleceğe miras bırakamamaktan endişe ediyoruz” diye........
© Medya Günlüğü
