Kurumsal iletişim vs. halkla ilişkiler
2000’li yıllardan bu yana kurumların iletişim stratejilerinde ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Artık sadece reklamla ya da bir basın bülteniyle göz önüne çıkmak yeterli değil. Kurumlar, çalışanlardan yatırımcılara, müşterilerden medya temsilcilerine kadar herkesle anlamlı bir bağ kurmak zorunda. İşte bu noktada “kurumsal iletişim” kavramı, önceki yıllarda halkla ilişkilerden beklenen rolü genişleterek sahneye çıkıyor. Peki kurumsal iletişim halkla ilişkilerin yerini mi alıyor? Bu soruya kesin bir “evet” ya da “hayır” cevabı vermek yerine, sürecin dönüşümüne bakmakta yarar var.
Uzun yıllar boyunca halkla ilişkiler, kurumların kamuoyuyla kurduğu en temel bağı ifade etti. Medya ilişkileri, kriz anlarında yapılan açıklamalar, sosyal sorumluluk projeleri hep halkla ilişkilerin gerçekleştirdiği işlerdi. Ama küreselleşme, toplumsal örgütlenmenin etkinleşerek genişlemesi, medyanın güçlenmesi ve özellikle dijitalleşmenin, sosyal medyanın giderek artan etkisi kurumları ve bizleri bambaşka yeni bir dünya ile buluşturdu ve bütün dengeleri değişti.
Kurumlar, kurum marka ve itibarının yönetiminde artık sadece kamuoyuna değil, adına sosyal paydaş dediğimiz ve başta çalışanlar,........
© MediaCat
