menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

OKUL SALDIRILARINA KARŞI MÜCADELEDE İŞBİRLİĞİNİN ÖNEMİ

3 0
monday

Son yıllarda dünya genelinde artış gösteren okul saldırıları, yalnızca failin cezalandırılmasıyla çözülemeyecek bir güvenlik ve sosyal politika meselesidir. Bu saldırılar, yalnızca bireysel sapkınlık ya da güvenlik zafiyetiyle açıklanamayacak kadar çok katmanlı bir sorundur ve eğitim sistemi, hukuk düzeni, aile yapısı ve toplumsal dinamiklerin kesişiminde ortaya çıkar. Bu nedenle çözüm de tek boyutlu değil, bütüncül olmak zorundadır. Bu olaylar, çoğu zaman önceden sinyaller verir ancak bu sinyallerin eğitim ve hukuk mekanizmaları tarafından yeterince değerlendirilememesi sonucunda gerçekleşmektedir. Eğitim kurumları, öğrencilerin fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü koruma yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülük, idare hukuku bakımından “hizmet kusuru” kapsamında değerlendirilebilir. Rehberlik hizmetlerinin yetersizliği, riskli öğrencilerin tespit edilememesi ve akran zorbalığının önlenememesi, idarenin kusurlu davranışı olarak nitelendirilebilir. Şiddet eğilimi, dışlanma, akran zorbalığı gibi faktörlerin sistematik şekilde izlenmemesi, yalnızca pedagojik değil, aynı zamanda hukuki bir eksikliktir. Bu noktada eğitim sisteminin veri işleme ve risk analizi kapasitesi yetersiz kalmaktadır. Okullarda rehberlik servisleri çoğu zaman nicelik ve nitelik açısından yetersizdir. Riskli davranış gösteren öğrenciler erken aşamada tespit edilememektedir. Türk Ceza Kanunu ağırlıklı olarak suçun işlenmesinden sonra devreye giren yaptırım mekanizmaları öngörmektedir. Ancak okul saldırıları gibi olaylarda, suç işlenmeden önce müdahale edilmesi hayati önem taşımaktadır. Çocuk Koruma Kanunu, suça sürüklenen çocuklara yönelik koruyucu ve destekleyici tedbirler öngörmektedir. Ancak uygulamada: * Kurumlar arası koordinasyon eksikliği, * Sosyal inceleme raporlarının yetersizliği, * Rehabilitasyon programlarının sınırlı olması, gibi nedenlerle bu mekanizmalar etkin şekilde işletilememektedir. Bu durum, hem tekrar suç işleme riskini artırmakta hem de önleyici sistemin zayıflığına işaret etmektedir. Ne Yapılmalı: * Okullarda psikolojik danışman sayısı artırılmalı * Öğretmenlere riskli davranışları tanıma eğitimi verilmeli * Akran zorbalığına karşı sıfır tolerans politikası uygulanmalı * Okul, aile ve kamu kurumları arasında veri paylaşımına dayalı erken uyarı sistemleri kurulmalı * Riskli öğrenciler için bireysel takip ve destek programları uygulanmalı * Tehlike arz eden bireyler için geçici koruma ve gözetim mekanizmaları geliştirilmeli * Çocuklara yönelik rehabilitasyon merkezleri güçlendirilmeli * Sosyal medya platformlarında şiddet içerikleri daha sıkı denetlenmeli * Siber zorbalık açıkça suç olarak tanımlanmalı ve etkin şekilde soruşturulmalı Okul saldırıları, yalnızca bireysel bir suç değil; sistemsel ihmallerin ve eksikliklerin bir sonucudur. Eğitim sistemi erken teşhis ve önleme konusunda güçlendirilmeden, hukuk sistemi de yalnızca cezalandırıcı olmaktan çıkıp koruyucu bir yapıya evrilmeden bu tür olayların önüne geçmek mümkün değildir. Bu nedenle devletin tüm kurumları, eğitimciler, hukukçular ve aileler arasında koordineli bir mücadele şarttır. Aksi halde her saldırı, aslında önlenebilir bir toplumsal başarısızlık olarak kayıtlara geçmeye devam edecektir.


© Manisa Meydan Gazetesi