Merhamet Sapması: Bir Değerin Amaç ve Hedefinden Saptırılması
Merhamet birinin başına gelen olumsuzluk dolayısıyla üzüntü duyma, acıma, yüreğinde sızı hissetme, içinde yardım duygusu oluşması gibi anlamlara gelmektedir. Merhametsiz ise katı kalpli, duygusuz ve acımasız kişi olarak tarif edilir. Ancak başlıkta kastedilen merhamet sapması üçüncü bir duruma işaret etmektedir. Burada olması gereken hedefe değil de başka bir yere yönlendirilen merhametten söz ediyoruz. Sözde bir merhamet var gibi ancak merhametin hedefi ve amacı tamamen saptırılmış vaziyette. İnsana ve özellikle bir annenin kendi doğurduğu ve dünyaya getirdiği çocuğuna duyması gereken merhametin, bir hayvan yavrusu olan köpeğe veya kediye yönlendirilmesi ve birinin diğerinin yerine konulması ne kadar doğru ve amacına uygun merhamet olarak nitelenebilir? Bu gelişme biyolojik gerçekliğin inkârının ötesinde türler arasında var olan farkın ortadan kaldırılmasıyla her bir türün bir diğerinin yerine konulabileceği gibi ucu açık zihniyet kaymasına yol açar. Bunun varacağı sonuç müşriklerin yaptığı gibi taştan, tunçtan veya ağaçtan yapılmış bir heykelin tanrı yerine konulmasıdır.
Sosyal hayattan örnek verecek olursak, sözgelimi öğretmenlik görevi verilen bir kişi, çocukları değil de köpek ve kedileri sınıfa almaya ve eğitmeye kalkışsa, eğitimi amacından ve hedefinden saptırmış olur. Buna başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere okul yönetimi ve veliler karşı çıkar. Aynı şekilde insana duyulması gereken bir merhamet, hayvana yönlendirilirse, özellikle insanda bulunan annelik şefkati hayvana duyulan merhamet olarak nitelenirse hem amaç hem de konu itibariyle bir sapma söz konusudur. Ahlakî açıdan dainsandan hayvana doğru kaydırılan merhamet duygusu, değerlerin belirsizliğe itilerek yok aşındırılmasını beraberinde getirir. Bu saptırmadan sadece insanlar değil, hayvanlar da zarar görür. Nitekim hayvansever denilen kişiler, sadece belli hayvanlar için şefkati öne çıkartmakta ve diğer hayvanları yok saymaktadırlar.
Tabi ki insanların hayvanlara yönelik bir acıma ve merhamet duygusu vardır ve tarih boyu da olagelmiştir. Bu inkâr edilemez bir gerçektir. Hayvana yönelik bu duygu, onlara eziyet edilmesi, aç bırakılması veya gereksiz yere itlaf edilmesi durumunda ortaya çıkan bir merhamettir. Bu anlamda insanlar her dönemde hayvanlara kötü muamele edilmesine karşı çıkmışlardır. Ancak yünlerinden ve sütlerinden istifade etmek için hayvanları barınaklara koymak onları hapsetmek, etlerinden istifade etmek için kesime tabi tutmak onları katletmek, bir yerden bir yere eşya taşımak için kullanmak eziyet etmek anlamına gelmez. Hayvanlara yönelik bu gibi muamelelere de merhametsizlik yakıştırması yapılamaz. Bir kısım din karşıtlarının Kurban Bayramındahayvanların kurban edilmesini, katliam olarak nitelemesi bu merhamet saptırmasına çarpıcı bir örnektir. Aslında merhameti bu şekil saptırma, din ve insanlık karşıtlığının yeni versiyon bir tezahürüdür.
İslam düşünce geleneğinde hayvanlara yönelik merhametin nasıl olması........
