menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsanın Kendi İle Savaşı

3 0
yesterday

İnsanoğlu dünya var olduğundan beri sürekli bir merak içindedir. Bu merak önceleri temel ihtiyaçlarını karşılama şeklinde iken, gelişen, büyüyen ve hızla yayılan dünya ile birlikte farklı konular üzerine yöneldi. İletişimin daha ulaşılabilir olması, insanın merak ettiği konu sayısını hızla arttırdı. İçinde bulunduğumuz zaman dileminde insanların birbirlerine ve merak ettikleri şeylere kolayca ulaşabilmesi de daha fazla merak uyandırmaya başladı. Konulara olan merak derinleştikçe, insanın içindeki dürtüleri daha fazla dinlemeye başlamasına neden oldu. Bu merak, inanç değerlerimiz ve toplumsal normlarımız ile örtüşmeye başladı ve insanın kendi ile verdiği olgunlaşma serüveninde daha çok savaşmasına neden oldu. Bu mücadele durumunda insan ahlaki olarak ne kadar düzgün ve sağlam ise konudan bağımsız bir şekilde kazanmaya başladı. Fakat herkes için geçerli olmayan bu durum toplumumuzda hezeyanlara ve kırılmalara neden olmaya da başladı.

Sürekli değişen dünyada, insan doğumu ile birlikte devamlı büyümek, gelişmek ve yenilenmek zorundadır. Bu gelişim sırasında bizi hayvanlardan ayıran, dürtülerimizi kontrol etmemize olanak sağlayan, toplum bilincine hazırlayan bir beyin ve hormonal bir denge ile yaratılmamız bizlerin kurallara ayak uydurmamıza kolaylık sağladı. Buna vurgu yapmak için Kuran-ı Kerimden birçok ayette geçen “akletmez misiniz” ifadesi örnek verilebilir. İnsanın özü ile verdiği mücadele de, gelişim, olgunlaşma basamaklarında din, edep, hayâ, etik konularını içinde barındıran ahlak kavramı ön plana çıkmaktadır.

Ahlak dediğimiz kavramı küçümsemek, din üzerine indirgemek, evlilik konusuna yahut namus konusuna bağlamak çok büyük haksızlık olacaktır. İslam dininin temellerinden biri olan ahlak, insanın her alanda, her koşulda ve durumda; doğru olanı yapmak, doğru olana yönelmek, zor olsa da dik durabilmesi demektir. Bu yüzden insan sürekli kendi ile savaş........

© Maarifin Sesi