menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bilgi Ahlakı ya da Ahlaksız Bilgi

19 0
29.06.2026

BİLGİ AHLAKI YA DA AHLAKSIZ BİLGİ 

“Bilgi nedir?” sorusuyla başlamak, varacağımız menzili baştan fısıldamak gibi gelebilir. Oysa niyetimiz, okuyucunun zihninde bir kıvılcım çakmak ve onu kelimelerin ötesinde, kendi içine doğru tefekkür yolculuğuna çıkarmaktır.

Tarih boyunca bilgiye felsefi, sosyolojik ve dini pencerelerden sayısız tanım yapılmıştır. Kimileri onu “kutsal bir hediye”,kimileri “tanrılardan çalınmış bir ateş“, kimileri ise “cennette tadılan yasak elma” olarak gördü. Modern dünya ise bilgiyi daha faydacı bir kalıba dökerek “hayatı kolaylaştıran bir güç“ diye etiketledi. 

Eğer felsefi bir dille konuşacak olursak bilgi; özne ile nesne, yani insan ile dış dünya arasında kurulan köprüden doğan o mukaddes meyvedir. İslam’ın ilim ufkunda ise bilgi; ham bir veriden ibaret değildir. O, doğruluğu sarsılmaz delillerle temellendirilmiş şuur muhtevalarıdır.

Ancak çağımız insanının sormaktan kaçındığı, bizimse masaya yatırmak istediğimiz sadra şifa sorular vardır. İşte onlardan sadece bir kaçı: Bugün her köşe başında yankılanan “bilgi şart” sloganı gerçekten insanlığı saadete taşıyor mu? Çağımızın trajedisi bilgi kıtlığı mıdır? Bilginin ruhunu kaybettiğini düşünüyor musunuz?

Ne büyük bir hakikattir ki, modern dünya, insanlık tarihinin en yüksek okuryazarlık oranına ve en lüks üniversitelerine sahiptir. Bununla birlikte, yeryüzü tarihinin en organize zulümlerine, en yüksek üniversitelerinden mezun, diplomalı hainlerine de ev sahipliği yapıyor. Demek ki eksik olan bilginin miktarı değilmiş. Mesele “ahlak meselesi” desem;........

© Maarifin Sesi