menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitime Dair Bir Uyanış Metni: Geleceği Yeniden Kurmak Üzerine

15 1
15.12.2025

Gelecek Ezberle Kurulmaz

Kuzey Kıbrıs’ta Eğitim: Bir Sistem Sorunu Değil, Kapsayıcı Bir Eğitim Paradigması Krizi

Dünya Ekonomik Forumu’nun Future of Jobs raporları, ilk bakışta teknolojik dönüşüm ve iş gücü piyasalarındaki değişimlere odaklanan belgeler gibi okunabilir. Oysa bu raporların eğitim sistemlerine yönelttiği mesaj çok daha derindir: Gelecek, mevcut eğitim anlayışlarının mantığıyla kurulamaz (World Economic Forum [WEF], 2023). Çünkü değişen yalnızca meslekler değil; bilginin, öğrenmenin ve insan yetkinliğinin anlamıdır.

Bu küresel uyarıyı Kuzey Kıbrıs bağlamında ele aldığımızda karşımıza çıkan tablo, parçalı sorunlardan oluşan bir aksaklıklar listesi değildir. Burada yaşanan şey, eğitimin amacına, işlevine ve insan tasavvuruna dair köklü bir kırılmadır. Bu nedenle Kuzey Kıbrıs’ta eğitim, yalnızca sorunlu bir sistem değil; kapsayıcı bir eğitim paradigması krizidir.

Nüfusu Belli Olmayan Bir Ülkede Eğitim Plânlanamaz

Eğitim, nüfus politikası olmadan tasarlanamaz. Kuzey Kıbrıs’ta nüfusun tam olarak bilinmemesi, basit bir istatistik sorunu değil; yapısal bir yönetişim boşluğudur. Denetimsiz göç, sürekli nüfus hareketliliği ve genç nüfusun ülkeyi terk etmesi, eğitim sistemini zemini kaygan bir yapıya dönüştürmektedir.

Ülkeye farklı ülkelerden gelen çalışanların aileleri ve çocukları, herhangi bir oryantasyon, dil desteği ya da uyum süreci olmadan doğrudan okullara dâhil olmaktadır. Bu çocuklar yalnızca yeni bir ülkeye değil, hazırlıksız bir eğitim sistemine bırakılmaktadır. Sonuç olarak sınıflar son derece heterojen hâle gelmiş; ancak bu çeşitliliği pedagojik bir zenginliğe dönüştürecek yapılar kurulmamıştır.

OECD ve UNESCO çalışmaları, göç alan ülkelerde çokdilli ve çokkültürlü eğitimin bilimsel temelli uyum programlarıyla desteklenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır (OECD, 2019; UNESCO, 2021).

Çokdillilik Yönetilmezse Sessiz Bir Dışlanma Mekanizmasına Dönüşür

Bugün Kuzey Kıbrıs’ta aynı sınıfta ana dili Türkçe olmayan, Türkçe bilmeyen ve hatta İngilizce de konuşamayan öğrenciler birlikte eğitim almaya çalışmaktadır. Oysa çokdillilik doğru yönetildiğinde pedagojik bir zenginliktir; yanlış yönetildiğinde ise derin bir eşitsizlik üretir.

Öğretmenler bu yükü, yeterli hizmet içi eğitim, destek personeli ve bilimsel rehberlik olmadan taşımaya çalışmaktadır. Bu durum, öğretmeni yalnızlaştırmakta; öğrenciyi ise sessiz biçimde sistemin dışına........

© Kıbrıs Postası