menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir karne, bin beklenti

2 3
02.02.2026

Her ocak ayının sonuna doğru sınavlar biter ve o meşhur gün, Şubat tatili gelip çatar.

Her öğrencinin kimi zaman coşkuyla, kimi zamansa hafif bir korkuyla beklediği o malum beyaz kağıt günü…

Bir dönemin emeğinin, çabasının, başarısının ya da başarısızlığının rakamlarla önümüze konduğu gün.

Her rakamın elbette bir karşılığı var!

Babaannem dudağının ucundaki hafif alaycı bir ifadeyle, “eh, beş aldı; az, ucundan sıyırdı” demesi gibi.

Bu cümle aslında şunu anlatırdı: “çok zeki değilsin ama elinden geleni yaptın.”

Yan komşunun oğlu ise karnesinde sıralanan onlarla adeta mahalle turuna çıkardı.

Babası rahmetli, göğsü kabara kabara kapı kapı dolaşır, o karneyi herkese gösterirdi.

O gün yalnızca çocuğun değil, bütün ailenin başarısıydı….

Şimdi işler değişti

Takvimler 2026’yı gösteriyor.

Artık karne ya dijital bir e-posta ile geliyor yada kurulan gruplarında paylaşılıyor.

Kolaylıkla oluşturduğumuz aile gruplarında çocuğumuzun başarısını bir sürü emojiyle süsleyip gururla paylaşıyoruz.

Ama ya tam tersi olursa?

Notlar beklentinin altındaysa! bu kez içimizi derin bir hüzün kaplıyor. Rakamların beşin altında olması bazen yalnızca bizi değil, çocuğumuzu da karanlık bir sessizliğe sürüklüyor. Peki gerçekten nedir karne? Başarı notu neyi ölçer? Başarısızlık dediğimiz şey tam olarak neyi ifade eder? Gelin, biraz kitapların arasında yanıtları arayalım….

Ünlü eğitim bilimci Dylan William, “A-level gibi standart notların bir öğrencinin gerçek yeteneğine ve öğrenme kapasitesine güvenilir bir şekilde ışık tutmaz”........

© Kıbrıs Postası