Sevgi Sadece “Aşk” mıdır?
Yıllardır kırmızı kalpler, güller, hediyeler ve romantik cümlelerle anlatılan bir gün.
Ama belki de bugün, sevginin gerçekten ne olduğunu yeniden düşünmek için bir fırsattır.
Çünkü sevgi, sadece iki insan arasında yaşanan romantik bir hikâye değildir.
Sevgi; bazen bir annenin gece uykusundan vazgeçmesidir.
Bazen bir babanın yorgunluğunu saklayıp güçlü durmasıdır.
Bazen bir arkadaşın “Ben buradayım” demesidir.
Bazen de insanın kendine, kimse görmezken gösterdiği şefkattir.
Sevgililer Günü, çoğu insan için mutlulukla hatırlanan bir gün olabilir. Ama bazıları için eksikliktir. Kaybettikleri birini hatırlatan bir gün olabilir. Hiç yaşanmamış bir duygunun boşluğu olabilir. Belki de bir ilişkinin içinde yalnız hissetmenin ağırlığı olabilir.
Bu yüzden sevgi, sadece “olan” bir şey değildir.
Sevgi, bazen özlenen, bazen öğrenilen, bazen yeniden inşa edilen bir duygudur.
Bugün belki de kendimize şu soruyu sormalıyız:
Sevgi sadece almak mıdır, yoksa vermek midir?
Sevgi sadece heyecan mıdır, yoksa emek midir?
Sevgi sadece güzel günlerde mi vardır, yoksa zor zamanlarda yanında kalabilmek midir?
Çünkü gerçek sevgi, en çok zor zamanlarda kendini belli eder.
Herkes iyi gününde yanında olabilir. Ama sevgi; insanın kırıldığı yerde kalabilmektir. Sabredebilmek, anlamaya çalışmak, bazen susup yanında durabilmektir.
Belki de en az konuşulan sevgi ise, insanın kendine duyduğu sevgidir.
Kendini sürekli eleştiren, eksiklerini büyüten, hatalarını affetmeyen bir iç sesle yaşamak…
Buna rağmen ayakta kalmaya çalışmak…
İşte belki de en büyük sevgi, insanın kendine “Olduğun hâlinle de değerlisin” diyebilmesidir.
Sevgi; mükemmel olmak değildir.
Sevgi; kusurlarla birlikte kalabilmektir.
Sevgi; değiştirmeye çalışmadan görebilmektir.
Bugün Sevgililer Günü olabilir.
Ama belki bugün, sadece romantik sevgiye değil;
Dostluğa, aileye, hayata, kendimize ve hatta kırıldığımız yerleri onaran zamana teşekkür etme günüdür.
Belki bugün büyük cümleler kurmak zorunda değiliz.
Belki sadece birine iyi geldiğimizi bilmek yeterlidir.
Belki sadece kimseyi incitmemeye çalışmak…
Belki sadece kalbimizi sertleştirmemek…
Çünkü sevgi bazen büyük hikâyeler değildir.
Sevgi bazen, hayatın tam ortasında, çok sıradan bir anda saklıdır.
Ve belki sevgi, en çok da şudur:
Hayat bazen yorucu, bazen adaletsiz, bazen kırıcı olsa bile…
Kalbinin hâlâ sevme cesaretini koruyabilmesi.
Çünkü dünya, hâlâ en çok buna ihtiyaç duyuyor.
