Protokol 10 ve etkili kontrol: AB hukukunun Kuzey Kıbrıs’taki sınırı -III
Kıbrıs meselesinin Avrupa Birliği boyutunda çoğu tartışma, adanın 2004’te Birliğe alınmasıyla bütün hukukî sorunların tek bir çatı altında çözüldüğü varsayımıyla başlıyor. Oysa katılımın kendisi, adadaki fiilî ve hukukî bölünmeyi görmezden gelmek yerine özel bir düzenlemeyle kayda geçirmiştir. 2003 Katılım Senedi’ne ek Protokol No. 10, bu sebeple yalnız teknik bir belge değil, fiilî kontrol gerçeğinin AB hukukundaki açık ifadesidir. Protokol’ün başlangıç kısmı da önemlidir. Taraflar, kapsamlı bir Kıbrıs çözümünün henüz sağlanmadığını kabul ederken, bu sebeple özel bir geçiş düzenine ihtiyaç bulunduğunu açıkça kayda geçirmiştir. Yani askıya alma rejimi, geçici fakat hukukî sonuç doğuran bir istisna olarak tasarlanmıştır. Protokol’ün 1. maddesinin birinci fıkrası son derece nettir: AB müktesebatının uygulanması, Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’nin etkili kontrol kullanmadığı bölgelerde askıya alınmıştır. Aynı düzenleme, kapsamlı bir çözüm bulunması hâlinde askıya alma rejiminin kaldırılabilmesine imkân tanır. Böylece AB hukuku, siyasî statü tartışmasına nihaî cevap vermeden, sahadaki fiilî durum ile normların uygulanabilirliği arasında özel bir köprü kurmuştur. Bu husus Apostolides/Orams kararında da teyit edilmiştir. Adalet Divanı, kuzeyde etkili kontrol bulunmadığını taraflar arasında ihtilafsız bir olgu olarak kayda geçirirken, Protokol No. 10’daki askıya alma rejiminin kapsamını da yorumlamıştır. Mahkeme, askıya almanın kuzeyde müktesebatın uygulanmasına ilişkin olduğunu, bunun Güney’deki bir mahkemenin verdiği hukuk kararının başka bir üye devlette Brüksel I rejimi çerçevesinde tanınmasını otomatik olarak engellemediğini belirtmiştir. Poulsen’ın özellikle vurguladığı bir cümle daha vardır. Divan, kararının 33. paragrafında, Protokol No. 10’un 1. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen askıya almadan sapmanın dar yorumlanması ve kesinlikle gerekli olanla sınırlı tutulması gerektiğini belirtmiştir. Bu ifade, istisnanın genişletilerek kullanılmasına karşı Divan’ın kendi koyduğu sınırdır.........
