menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıbrıs Rum Yönetimi liderlerinin barış, huzur ve istikrarı bozma girişimleri

45 0
06.03.2026

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderlerinin uzun yıllardan bu yana silahlanma faaliyetlerine devasa bütçeler ayırdığı, küresel ve bölgesel aktörlerle savunma antlaşmaları imzalayarak Güney Kıbrıs’ı adeta yabancı askerî üslerin merkezi hâline getirdiği bilinmektedir. Bu kapsamda, söz konusu ülkelerle her yıl düzenli olarak başta Türkiye ve KKTC’yi hedef alan tatbikatlar gerçekleştirilmektedir. Yaşanan bu gelişmelerin, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs Adası’nda tesis edilen barış, huzur ve istikrar ortamını bozmaya yönelik stratejik girişimler olduğunu yıllardır yazmaktayım. Bölgedeki askeri yapılaşmanın geçmişi eskiye dayanmaktadır. Birleşik Krallık/İngiltere’nin 1960 yılından bu yana elinde tuttuğu Ağrotur Hava Üssü ile Dikelya Deniz Üssü’nün, bugüne dek Orta Doğu’ya yönelik pek çok askerî harekâtta ittifak güçleri tarafından aktif bir biçimde kullanıldığı bir gerçektir. “Egemen İngiliz toprağı” statüsündeki bu üslerde; deniz ve havalimanlarının, silah depolarının ve üst düzey teknolojik istihbarat tesisleri yer almaktadır. Bu üslerin haricinde GKRY; ABD ile imzaladığı savunma iş birliği antlaşmasının yanı sıra bir dizi uluslararası askerî pakt da kurmuştur. Bunlar arasında; 1993 yılında Yunanistan ile imzalanan “Ortak Savunma Doktrini”, Ermenistan ile 2002’de imzalanıp 2010’da yenilenen askerî antlaşma, Fransa ile 2007’de imzalayıp 2018’de güncellediği savunma iş birliği antlaşması ve 24 Şubat 2016’da İsrail ile imzalanan askerî savunma antlaşması yer almaktadır. Ayrıca Rusya’nın da Baf’taki Andreas Papandreu Hava Üssü ile LimasolMari Deniz Üssü’nü insani operasyonlar kapsamında kullanabilmesine olanak tanıyan bir antlaşması bulunduğu ifade edilmektedir. Özellikle Fransa’nın GKRY sınırları içerisindeki fiili mevcudiyeti son derece dikkat çekicidir. Kathimerini gazetesinin de teyit ettiği üzere, Fransa donanması Mari’deki üssü kullanarak, GKRY’nintek yanlı ilan edilen Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) içerisindeki parsellerde Fransız Total ve İtalyan ENI şirketlerini koruma ve Rum askerlerini eğitme taahhüdü vermiştir. Söz konusu antlaşma, 1960 Garanti ve İttifak Antlaşmalarının açık bir ihlalidir. Acaba süreç içerisinde Charles de Gaulle uçak gemisinin doğrudan Türk askerinin karşısına dikilmesi mi hedeflemektedir? Öte........

© Kıbrıs Gazetesi