Pazartesi notları
TEMEL İÇGÜDÜ: Sanki “Kıbrıslılar” diye bir millet var… İşte temel yanılgı burada… “Kıbrıslı Türkler” ve “Kıbrıslı Rumlar” diyebilse Kıbrıs sorununun alfabesine giriş yapmış olabilecekti BM Genel Sekreteri Antonio Guterres… Gelgelelim temel içgüdü sakat… Tutup bir de “Barışın anahtarı Kıbrıslılardır” derse, o anahtarın pek de işe yaramayacağını artık öğrenmesi gerekir… Çünkü efendim bu adada kendini salt “Kıbrıslı” diye tanımlayanların sayısı çok az… Başpiskopos Makarios bir zamanlar Kıbrıs’ta etnik halkların yaşadığını vurgulayabilmek adına “Bu adadaki tek Kıbrıslı Kıbrıs eşekleridir” demişti… Son derece yorgun görünüşlü emeklilik öncesi Antonio Guterres’in vücut dili ise psikolojisinin ne durumda olduğunu bize Kıbrıs ziyaretinde gösterdi… “Nereden bulaştım ben bu işe, kahretsin!” der gibi yüz ifadesi ve beden hareketleri gözlendi… “Kıbrıs’ta müzakere zemini yoktur” raporu veren kişisel temsilcisi Bayan Mariya’nın tespitine boş verip ağırlığını göstermek için kalkıp Kıbrıs’a kadar geldi… Dileyelim ki, hiç değilse müzakere zeminini kimlerin yok ettiğine de, buradaki temasları sırasında gerçekçi tanısını koyabilmiştir… Kıbrıs Türk tarafında müzakere iradesi de, çözüm iradesi de var… Ama Rum tarafı için aynı şeyi söylemek olanaksız… * Şımarık ve laubali Hristo: Üstelik babası yaşındaki, emekliliğin eşiğindeki koskoca BM Genel Sekreterinin yanında vücut dilini, kameralara teşhir edercesine en şımarık ve en laubali şekilde konuşturdu… Protokol ve saygı kaidelerini hiçe sayarken onu 42 derece güneş altında 10 dakika kapı önünde bekleten bir hadsiz ve sevimsiz Hristo’dur söz konusu olan… Sanki yaşdaşı-akranı kankası........
