Güvensizlik
Selefleri Mehmet Ali Talat “Ellerinden gelse nefes borumuzu da kesecekler. Kendimi Sarayönü’nde asayım mı?”, Mustafa Akıncı ise “Maksimalisttirler… Bizim jenerasyon bu sorunu çözemez” demişti… En yakın selef Ersin Tatar “Egemen eşit iki devletten başka bir seçenek artık kalmadı” demişti… *** Deyişleri literatüre geçti tümünün… Bugünün Cumhurbaşkanımız Tufan Erhürman da literatürünü yazmaya başladı şimdiden… “Güven artırıcı tüm öneriler geri çevrildi” diyor… Peki, na’pacayık öyleyse bundan sonra?.. EGEMEN EŞİT İKİ DEVLET tezi sanki boşuna mı gündeme geldi 60 küsur yıllık akıntıya kürek çeken deneyimden sonra?.. Kıbrıs’ı tümden yutmak için savaş hazırlığı yapanlar güveni mi artırır bu adada?.. Var olan bir şey artırabilir ancak… Yoktan yonga olmaz… Güven yok hükmünde… Sözün ille de özü, güven tümden namevcut, GÜVENSİZLİK ise tekmili birden mevcut… Karşımızdakiler güvensizliğin ta kendisidirler… GÜVENSİZLİK’ten güven üretmek ölünün gözünden yaş beklemektir… Zaten varlığı hiç olmayan bir güven nasıl artırılabilir ki?.. Kıbrıs sorunu devasa ve kronikleşmiş bir güvensizlik bunalımıdır… Bu bunalımda görüşmeler de bir........
