menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarihten din bile yapılıyor

37 0
10.05.2026

Dil-i Şeyda yaşıyor’ diye başlamıştım yıllar önce. Sormuştum, “Şu anda, şu günde, şu devirde, Fuzuli gibi, Baki gibi şiir yazmaya teşebbüs edilebilir mi?”

“Ahali, iki kelimeyi bir araya getiremiyor, Fuzuli’nin bir araya getirdiği kelimeleri çoktan unutmuş, senin Fuzuli’den beş yüz sene sonra yazdığın şiire bakacak takati bulabilir mi?”

Ve devam etmiştim: Komik videoların... Adamın köprüden geçerken çamura düştüğünü veya sandalyeye otururken sırtüstü yere serildiğini gösteren küçük küçük filmlerin hayatımızda güzel şiirlerden daha fazla yeri olmaya başlamışsa, artık boş verin bizi.

Baktım, 8 yıl olmuş Prof. Dr. Şahin Uçar’ın “Şeyda Divanı” (Şule Yayınları) hakkında yazalı.

Şahin Uçar bir ilim adamı ve sanatkâr.

Ne anlaşılır birisi hakkında ‘ilim adamı’ ve ‘sanatkâr’ dediğiniz zaman?

Ne anlaşılıyorsa, o anlaşılandan ziyade…

‘Hezarfen’ diyebilirsiniz. Burada ‘hezar’ kesretten kinaye.

Evet, Şahin Uçar, beş yüz yıl önceki divan şairleri hangi mazmunla, hangi sanatla yazmışsa aynı maharetle, aynı hislerle, o hisleri bugün ihya ederek şiirler yazdı. Divan tertip etti.

Yaşadığı yüzyılın şiirini de yazdı. Malihülya (Ötüken.) (Sen Şarkını Söyle, Şule Yayınları.)

Aynı zamanda bir........

© Karar