‘Marks nerene battı?’
Tarihçi merhum Mete Tunçay’ın bir tespitinin kulaklara küpe olması lazım: “Türkiye’de bütün akımlar dogmatiktir.”
Elbette bütün akımlarımızda açık fikirli, analitik düşünen insanlar da vardır fakat hakim hava, farklı fikirlere tahammülsüzlüktür; dogmalarına uymayan görüşleri suçlamaktır, hakaret etmektir, gücü yeterse susturmaktır.
Geçen hafta yazmıştım, yine yazacağım; “zihin pencerelerini açmak” kolay değildir, ısrar, sebat lazımdır.
Bu yazının başlığı, bir Marksist’in bana yazdığı bir hakaret cümlesidir.
Başka örnekleri de var:
“Sosyalizmi bir faşistten mi öğreneceğiz?..
Sen sermayenin uşağısın, sosyalizmden ne anlarsın...” falan…
OLGULARI GÖRMEK
Oksijen gazetesi, yeni çıkan kitabım hakkında benimle bir mülakat yapmış, “Marks büyük bir iktisatçıydı ama onun hüküm çıkardığı toplum en az 100 yıl geride kaldı” şeklindeki sözümü başlığa çıkarmıştı.
Öfkenin sebebi buydu.
Oysa Marks’ın sınıf çelişkilerinin derinleşeceği, bunun da proletarya ihtilaline ve proletarya diktatörlüğüne yol açacağı şeklindeki görüşlerinin geride kalmaya başladığını yüz yıl önce ilk görenler Bernstein ve Kautsky olmuş, Lenin bunları “Marksizmi tahrif ediyorsunuz” diye suçlamış, “dönek” diye aşağılamıştı. Demokrasi fikrinin Marksist düşünceye girmesine yol açan Bernstein ve Kautsky modern sosyal demokrasinin öncüleridir.
Mesele şudur: İdeolojimiz........
