menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yetenek, yetkinlik ve yatkınlık sarmalında eğitim sistemimiz

20 0
25.03.2026

Türkiye’nin en büyük sorunlarından birisi eğitim sistemini yeniden organize edebilmektir. Bu sorun sadece pedagojik bir tartışma değil, doğrudan doğruya bir insan kaynağı yönetimi problemidir. Bugün dünyada sermaye bulabilir, teknoloji satın alınabilirsiniz; ancak doğru insan kaynağı ne hızlı yetiştirilebiliyor ne de kolayca ithal edilebiliyor. Buna rağmen biz hâlâ eğitim sistemini bir kalkınma aracı olarak değil, diploma dağıtım aracı olarak görüyoruz.

Mevcut sistem insan kaynağımızı yetenek, yetkinlik ve yatkınlığına göre değil tamamen kalıplaşmış algılara göre yönlendirmekte ve bunun sonucunda da insanımızı kısır bir döngüye hapsetmektedir. Oysa modern insan kaynağı literatürü son derece açık: yetenek potansiyeldir, yetkinlik işlenmiş kapasitedir, yatkınlık ise sürdürülebilirliğin şartıdır. Bu üçünden biri yoksa başarı yoktur. Daha da önemlisi, potansiyel erken yaşta doğru tanılanmazsa büyük ölçüde geri kazanılamaz. Nitekim Dünya Bankası verilerine göre[1] beceri farklarının önemli bir bölümünün çocuklar daha okula başlamadan önce ortaya çıktığını ve bu farkların eğitim hayatı boyunca büyük ölçüde sabit kaldığını göstermektedir.

Eğitim sistemimizin eleme ve yönlendirme fonksiyonunun son derece kısıtlı olması, eleme işini sadece nitelikli(!) okullar ile sınırlandırması, bunu yaparken de öğrencileri yetenek, ilgi ve yatkınlıktan çok kalıplaşmış başarı algılarıyla dar bir alana hapsetmesi insan kaynağımızın büyük oranda zayi olmasına sebep olmaktadır. Aynı raporlara göre Türkiye’de insan sermayesindeki mevcut öğrenme ve beceri açıkları gelecekteki potansiyel işgücü gelirlerinin yaklaşık B’sinin kaybedilmesine yol açtığını göstermekte. Bu, eğitim sisteminin yalnızca bireysel değil doğrudan ekonomik potansiyel kaybı ürettiğini de göstermektedir.

TÜİK verilerine göre yükseköğretim mezunu oranımız artarken iş gücü piyasasındaki nitelik uyumsuzluğu sorununun devam etmesi bunun en açık göstergesidir. Sayıyı artırıyor........

© Karar