Orada burada şurada/Onunla bununla şununla
Kültürü elinden alınmış bir dünyaya yeni bir hava getirmek öyle kolay değil. Modern zamanların parçalayıcı etkisi o denli yaygın gerçekleşmiş durumda ki neyin nereden toparlanacağı da belirsiz. Minimal olanın niteliği ile ferdi olanın özgünlüğü ister istemez bir korunma gerekçesi yanında karakter görüntüsü de kazanır bu tabloda. Herkesin kendi dünyasına çekilmesi ( kapanması değil) anlaşılabilir. Ferdilik ve minimallik bu bakımdan tohumlaşmadır. Bir toplumun değerleri zamansal paralaksların oyuncağı olunca hele düşünsel ölçekte ilerlemek, değerli olanla geçici olanın belirginleşmesini sağlamak zorlaşır. Her bir sanat eseri tıpkı kaynağı sanatçı gibi bir ve biricik olmak durumundadır. Sanatçının yarattığı eserin biricikliği ile bir dizi bileşenin organik sonucu sayılan sanatçının durumları tam bir değildir. Çoklu özgün eser ve yaratıcı özneyle oluşur kültür ve bu bağlamda başlangıç ve sürece dahil edilir. Sanat eserinin sonuçta getirdiği kültür de birleşecektir elbette başlangıç ve süreçle. Ne var ki başlangıç ve süreci gözden geçirmeden eserin üzerine yoğunlaşmak kültürü soyulmuş bir ortamda onu savunmasız koymaktır. Çokça yaşanılan budur.
Şiir ve şair söz konusu olduğunda mesela onun öznesi ve yaratıcısı olan kişinin söze koyulmasının ister istemez handikapları var. Ne bir kültürün içindedir ne de seslenebileceği bir kültür ortamı vardır. O ne vakit bir cümle kursa sanki kendisine dair bir talebi veya durumu dillendiriyormuş gibi anlaşılır kültürü soyulmuş ortamlarda. Bir savunma içindeymiş hatta bir beklenti talebi varmış gibi yorumlanır. Fakat etrafın kuraklaşıp ıssızlığın arttığı yerde bir........
© Karar
