menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayram gelirken geçmeyen şeyler...

26 1
previous day

Kimse canının sıkılıp ağzının tadı kaçsın istemiyor. En azından bayram boyunca yaşamak istiyor bu duyguyu. Dünya birkaç günlüğüne de olsa sakinleşsin diliyor. Küs olan barışsın gizli açık diş bileyen sinirlerine hakim olsun arzusu taşıyor. Çocuk, genç, yetişkin, yaşlı birbirine yaklaşsın. Günlük hayatın katı sınırları gevşesin. Aç gözetilsin. Yetim unutulmasın. Yaşlılar fazlalık muamelesi görmesin. Azın çoğun dengesi değişsin. Merhamet köpürsün. Kucaklar birbirine sonuna dek açılsın. Mevsimin, bulutun, güneşin huyu değişsin diye umuyor. Bayram adeta hayalden kanatlanıp gelen bir mümkünlükler şehrayini olsun derdini taşıyor. Hakkı yok mu buna insanın? O bütün bunlara layık bir varlık değil mi? Dilese, istese imkansız mı hepsi? Bir vazgeçiş, bir ben ben değil, sen sen ve siz iklimi sayılan bayrama, bir su dalgasının güzelliğiyle geçmek mümkün değil mi?

İnsan döner dolanır çocukluğuna çıkar. Orada köklenir. Yumaklanır. Büzülür. Açılır. Yeşerir. Kısılır. Varlığın bütün çoklu halleri orada yuvalanır. O yüzden bir toplum gerçekten bayramı idrak etmek onu dünyadaki varlığının bir şevki yapmak arzusundaysa vazgeçeneyeceği yegane şey budur. Çocuklara, en çok da onlara bu atmosferi yaşatmak gerek. Gidip gelmek,bir evde bir bayram sofrasında buluşmak, tek, bencil, çıkarcı, çaresiz, kendi başımıza değil ilkin sevdiklerimiz sonra toplumla bütün olduğumuzu, dilersek göz ışığından lokmaya, sevgi sözünden maddi yardıma hemen her güzelliği mümkün........

© Karar