menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi?

37 10
19.01.2026

Muhafazakar görüşle sahip ve kadrolarının büyük çoğunluğu da dindar kimlikleriyle bilinen isimlerden oluşan bir partinin, bu değerler istikametinde politikalara öncelik vermesi doğaldır. Demokrasilerde iktidarın siyasi kimliğine göre bazı uygulamaların önü daha fazla açılır ve desteklenir. Sağ iktidarda muhafazakar ve gelenekçilik, sol iktidarda seküler hayat tarzı ve sosyal haklar vesaire gibi. Kritik ölçü ise, bir kesimin lehine tatbik edilen politikaların diğer kesimlerin hayat hakkını daraltmaması ve özellikle eşitlik prensibini zedelememesidir.

Türkiye’de bu iki ölçü geçerliliğini yitirmiştir, o da başka mesele… Yani, iktidarın temsil ettiği hayat tarzına dahil olmayan kesimlerin mutsuz olduğu aşikardır. Toplumsal gerilim ve kamplaşma dediğimiz şey de bunun tezahürüdür.

Ne var ki 23 yıla ulaşan ve kesintisiz devam etmekte olan, son derece muhafazakar ve hatta dindar bir iktidar kadrosu eliyle sürdürülen iktidarın “muhafazakarlık”, “dindarlık”, “aile kurumu” ve “dindar nesil” gibi sembol kavramlarla ifade edilen hayat tarzında gelinen seviyeden bizzat Cumhurbaşkanı ve iktidar sözcüleri de mutlu değildir.

İktidar kanadı, sayısız kez gençlerin ahlaki problemlerinden, aile kurumunun dağılmakta olmasından yahut sosyal medyanın insanları “yoldan çıkarması”ndan şikayetçidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda en dertli........

© Karar