menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Galiba dindar nesil hikayemizde bir sorun var…

110 0
29.04.2026

Türkiye, genellikle sorunlarını belli dini değerler ve ideolojik aidiyetler üzerinden tartışan bir ülke. Son yıllarda çokça duyduğumuz şu sorular, bunun en önemli göstergesi: “Toplum sekülerleşiyor mu, Dindarlık artıyor mu, Gençler dinden uzaklaşıyor mu?”

Neden bunları tartışıyoruz?

Çünkü, yaklaşık çeyrek yüzyıldır ülke dindar-muhafazakar bir iktidar tarafından yönetiliyor ama buna rağmen toplumsal çürüme giderek derinleşiyor ve memlekette ciddi bir ahlaki kriz var.

En son Maraş’taki elim okul katliamıyla da ortaya çıktı ki bütün alanlarda olduğu gibi eğitim sistemimizde de büyük problemler var. Bu da bize, o çok önem verdiğimiz “dindar nesil” hikayemizin hiç de iyi sonuçlar üretmediğini bir kez daha göstermiş oldu.

Nitekim yapılan araştırmalar da durumun vahametini net bir şekilde ortaya koyuyor. Geçtiğimiz ay, Türkiye Genel Sosyal Saha Araştırması kapsamında, Marmara Üniversitesi’nden Zübeyir Nişancı ve Hüseyin Sağlam tarafından yapılan Türkiye’de İnanç ve Dindarlık araştırması, endişelerimizi derinleştiren bir nitelik taşıyor.

Araştırmaya göre, Allah inancı yüzde 94 gibi oldukça yüksek bir orana sahip. Kendisini “Çok dindarım” veya “Dindarım” olarak tanımlayanların oranı ise yüzde 67. Ateizm ve agnostisizm gibi eğilimlerin toplam yaygınlığı sadece yüzde 4 seviyesinde.

Bana göre, bu araştırmada ortaya çıkan iki çarpıcı sonuç var. Birincisi, kutuplaşma tartışmalarına rağmen toplumun ezici bir çoğunluğu olan yüzde 84’lük bir kesimin “Laik bir ülkede din rahatlıkla yaşanabilir” olarak değerlendirmesidir.

İkincisi ise,........

© Karar