Trump, Bronson Amor ve Aristo
Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye Raporu’nu ve rapor üzerindeki tartışmayı izliyoruz. İster istemez izliyoruz. Derken konuya Donald Trump ile Rahip Bronson da dâhil oldu. Avrupa Parlamentosu siyasi bir organ ve kararları, raporları Avrupa Birliği’ni bağlayıcı değil. Ancak bu “bağlayıcı değil” ifadesi, “boş ver hiçbir anlamı yok” demek de değil.
Bizi bazen haksız yere suçluyorlar. Doğru. Bizi, milletlerarası hukuk kurallarını ihlal ederek suçluyorlar. Bu da doğru. Yalnız doğru olan bir şey daha var. Bu hâl herhâlde, Türkiye’nin dış siyaset stratejisinin ve dış işlerinin mevcut kadrolarının başarı hanesine yazılamaz. Başarılı dış siyasetin ve dış işlerinin ülkeleri haksızken bile avantajlı hâle getirdiğinin çok örneği var. Biz, haklıyken de haksız sandalyesine oturtuluyorsak bunun günahının bir kısmı da bizim diplomasi zaafımızdır. Daha beteri, dış siyaset stratejimizin zaafıdır.
Ahkâm kesmeyi burada keseyim. Olan bitene, sadece mantık hem de düpedüz Aristo mantığı ile bakayım. Aşağıdaki önerilerden hangileri yan yana doğru olabilir, hangileri aynı anda doğru olamaz? Bir bakın bakalım:
AP Türkiye Raporu, “Türkiye’de hukukun üstünlüğünün ciddi şekilde aşınmaya devam etmesi ve yargı bağımsızlığının bulunmaması konusunda derin endişelerini” ifade ediyor. “AP, yargı sistemindeki tarafsızlık ve bağımsızlık eksikliğini ve çifte standartların yaygın olarak uygulanmasını esefle karşılamaktadır.” deniyor. Eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı’na (ve hâlihazır Adalet Bakanı’na) yaptırım uygulanmasını tavsiye ediyor. Bu........
