“Ekrem avukatını görmesin”…
Karadeniz’de kan davalı iki aile arasında çatışma çıkmış…
Bir aileden Temel, hasmı olan aileden Dursun yakalanmış.
Yargılanmışlar. İdama mahkûm olmuşlar.
Birlikte idam sehpalarının altına getirilmişler.
Temel’e sormuşlar, “son arzun nedir?”
“Anamı göreyim” demiş.
Dursun’a son arzusunu sormuşlar.
O da son arzusunu söylemiş:
“Temel anasını görmesin.”
Siyasi iktidar, kendi halkını güldüremiyor ama dünyayı kendine güldürebiliyor.
Ekonomisi batmış, dünya hukuk endeksinde en diplere düşmüş, Avrupa’dan dışlanmış, bir vize alabilmek için dünyaya yalvarır hale gelmiş, Avrupa 2 milyar nüfuslu yeni bir Gümrük Birliği oluştururken sırf hukuksuzluğundan dolayı kapının dışında bırakılmış, parası pul olmuş ülkenin iktidarına “ne istiyorsun” diye sorunca Dursun gibi cevap veriyor:
İmamoğlu avukatını görmesin.Sorununuz bu mu gerçekten?
Ülkeyi batırırken, ormanını, suyunu, sahilini yok ederken, dünya çocuklarını yapay zekâ çağına hazırlarken eğitiminin pusulasını yüzlerce yıl önceye çevirirken, halkın çoğunluğu sizden yaka silkerken bütün isteğiniz bu mu?
Vallahi avukat-tutuklu görüşmelerine dair yapılacağı söylenen yeni düzenleme söylentilerine bakarsınız, istekleri gerçekten de bu.
Yargının tepesindeki değişimin sonrasında ilk hedef tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun savunma haklarını budamak.
Gerekçe olarak ne gösteriliyor?
Mevzuatta boşluk varmış…
Terör ve örgüt suçlarında avukatların müvekkilleriyle........
